Ona yardım etmek, faydası olmak.
...
Arama Sonucu – "Bir dans türü "
iyiye şakmek (yormak) (bir şeyi)
Bir düşünceyi ya da olayı iyi (o-lumlu) yönden değerlendirmek.
...
iZBiRO
çeşitli yükleri yukarı çekmek için halattan yapılmış sapan
...
izin almak (koparmak) (birinden)
istediği bir şeyi yapabilmek ya da istediği bir yere gidebilmek için daha yetkili birinden serbest bırakıl masını sağlamak.
...
izmarite benzer bir balık
– çopurina
...
ışık şiddeti birimi, mum
– kandela
...
japon kökenli bir köpek cinsi
– akita
...
Japonyada bir yanardağ
– Akagi, Asama, Aso, Fuji, Haku, Nishinoshima (Ogasawara), Ontake, Sakurajima, Unzen, Yōtei
...
jüpiterin bir uydusu
– İo, Europa, Ganymede, Callisto
...
Kabahat bulmak (birine) (bir şeye)
1. O kimsede suç, kusur ara mak. -2. Bir şeyde eksik bir yan, kusur aramak.
...
Kabahati (birine) yüklemek
Suçu başkasının üzerine atmak, ona ifti ra etmek
...
kabir
– mezar
...
Kabir azabı (çekmek)
çok sıkıntı (çekmek).
...
Kabir suali
Ayrıntılı, bıktırıcı sorular; ahret suali.
...
Kadınlar hamamına dönmek (bir yer)
Herkes aynı anda konuştuğu için gürültülü bir ortam oluşmak Kadidi çıkmak
...
Kafa tutmak (birine)
– boyun eğmemek, karşı gelmek, diklenmek
...
Kafası almamak (bir şeyi)
1. Onu anlayamayacak durumda olmak. -2. Onun olabileceğine inanmamak, -3. Onu anlayamamak, kavrayamamak; havsalası almamak.
...
Kafası bozulmak (bir şeye, birine)
Ona kızmak, öfkelenmek, sinir lenmek.
...
Kafasına koymak (bir şeyi)
– kararını önceden vermiş olmak, önceden şartlanmak, bir şey yapmaya kesin karar vererek zamanını beklemek
...
Kafasından çıkarmak (bir şeyi, birini)
Onu unutmak, ondan vazgeçmek; aklından çıkarmak.
...
Kafasını kaldırmamak (bir şeyden)
Hep o şeyle meşgul olmak; ba şını kaldırmamak.
...
Kafayı takmak (bir şeye)
Hep onu düşünmek, onunla uğraşmak (Kars. Aklı takılmak.)
...
Kafese koymak (birini)
1. Onu aldatıp çıkar sağlamak. -2. Onu hapse sokmak.
...
Kağıda dökmek (bir şeyi)
Onu yazmak, yazıya geçirmek.
...
Kalayı basmak (birine)
Ona küfür etmek, sövmek.
...