– yüreğini açmak
– Duygu ve düşüncelerini ona söylemek.
...
Arama Sonucu – "Bir dans türü "
Kalıbını basmak (bir şeye)
Onun doğruluğuna, öyle olduğuna tanık lık etmek.
...
Kamış atmak (bir şeye), (birine)
1. Olumlu yönde gelişen bir işi bozmak. -2. Onu kandırmak, aldatmak.
...
Kan kusturmak (birine)
Ona çok eziyet şektirmek.
...
Kan tutmak (birini)
1. Kanı görünce bayılmak. -2. (Adam öldüren işin) Donup kaldığı için kaçamamak, çok geçirmek.
...
Kanadı altına almak (birini)
Onu korumak, himaye etmek
...
Kanat germek (birine)
– koruması altına almak, himaye etmek
...
Kancayı takmak (atmak) (birine)
Ona musallat olmak, onun kötülüğüne çalışmak.
...
Kanı ısınmak (birine)
Ona yakınlık duymak.
...
Kanı kaynamak (birine)
– çabucak sevgi duymak
...
kanı kaynamak (birinin)
– coşkun ve kıpırdak olmak
...
Kanıyla ödemek (bir şeyi)
Yaptığı kötü iş sonunda yaşamını yitir mek.
...
Kanlı bıçaklı olmak (biriyle)
– aralarında herhangi bir nedenden dolayı birbirini öldürecek kadar düşmanlık bulunmak.
...
kanuna benzeyen telli bir çalgı
– santur
...
Kapağı (bir yere) atmak
istediği bir yere (mevkiye, okula vb.) geş mek.
...
Kapana sıkıştırmak (birini)
1. Onu zor durumda bırakmak. -2. Onu hile yoluyla yakalamak.
...
Kapanın elinde kalmak (bir şey)
Bir şey daha açık göz olanların ve çabuk davranabilenlerin malı olmak.
...
Kapı açmak (bir şeye) (bir şeyden)
– bir şeyin sözünü etmek veya bir işe başlamak
– pazarlığa çok yüksek bir fiyatla başlamak
...
Kapı dışarı etmek (birini)
– kovmak, dışarı atmak
...
Kapının önüne koymak (birini)
Onu kovmak (Kars. Yol vermek.)
...
Kapıya dayanmak (bir şey) (biri)
1. Gelip çatmak, zamanı gelmek. -2. Bir şey elde etmek için zorlamak, gözünü korkutmak.
...
Kapıyı göstermek (birine)
Onun gitmesini istemek, onu kovmak.
...
Kara çalmak (sürmek) (birine)
– birine iftira etmek, kara sürmek
...
Karabatak gibi bir batıp (dalıp) bir çıkmak
Bir görünüp bir ortadan kaybolmak.
...
Karakolluk olmak (biriyle)
Kavga sonucu karakola gitmek zorunda kalmak.
...