– sf. Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı
– Cansız, sönük
– Eski
– isim Baba veya anne
– Türk kuklasında İbiş’in karşısında oynayan ön kişi. İbiş İhtiyar ...
Kategori: Arapça
ihtiyat
– Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma
– Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek
...
ihtizar
– can çekişme
...
ihtizaz
– Titreşme, titreşim.
– Hafif hafif titreme
...
ihya
– esk. Yeniden canlandırma, diriltme
– Çok iyi duruma getirme, geliştirme, güçlendirme
– Yeni bir güç, umut, erinç verme.
– İyilik, lütuf
– Uyandırma, canlandırma, tazeli ...
ika
– Meydana getirme, yapma, yaptırma, işleme
– Düzüm, ritm
– Usûl
...
ikame
– Yerine koyma, yerine kullanma
– Ayağa kaldırma, ayakta durdurma
– Ortaya koyma
– sıfat. Yerine konulan, yerine geçen
...
ikametgah
– Ar. ikamet + Far. -gah
– Konut.
– yerleşme yeri, yerleşge, oturma yeri.
...
ikaz
– Uyarma, uyarı, dikkat çekme, ihtar, tembih
– Uyandırma
...
ikbal
– Baht açıklığı veya yüksek bir makama, duruma erişmiş olma durumu
– tarih. Odalık
– İstek, arzu
...