– Üzerinde ölü yıkanan ayaklı tahta, salacak, teneşir tahtası
– Farsça. tenşūr
...
Kategori: Farsça
tenha
– sf. Issız
– esk. Yalnız, tek
...
terakkiperver
– Ar. (terakki) + Far. (perver)
– sf. İlerici, ilerleme yanlısı
...
terane
– müzik. Ezgi, makam, nağme
– Çok tekrarlandığından usanç verici bir durum alan söz
...
terazi
– Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan
– Elektronik tartma aracı
– İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık
– teknik. Su terazisi
...
terütaze
– sf. Çok taze, körpe
– zf. Dinç bir biçimde
...
teşrihhane
– Ar. teşr³§ + Far. ¬¥ne
– Otopsi yapılan yer.
– Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer.
...
tezene
– müzik. Mızrap
...
tezerv
– sülün
...
tezgah
– Genellikle dükkanlarda satıcıların önündeki uzun masa
– Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe
– Üzerinde genellikle el veya küçük makinele ...