bk. Dereyi görmeden paçaları sıvamak.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
Suyu ısınmak (kaynamak) (birinin)
Bir kimsenin şu ya da bu neden le görevinden uzaklaştırılması (yada öldürülmesi) yakınlaşmak.
...
Suyu mu çıktı? (bir yerin)
“Bu yerin beğenilmeyecek nesi var ki kalmak istemiyorsun?” anlamında.
...
Suyun başı
En çok kazanç ve yarar sağlayan yer, mevki vb .
...
Suyun özelliklerini inceleyen bilim dalı
– Hidroloji
...
SUZiDiL
(Fars.) Ka. 1. Türk musikisinin şed makamlarından biri. 2. Gönül ateşi, gönül sıcaklığı.
...
ta’n edilmek
ayıplanmak, kınanmak, kötülenmek, suçlanmak.
...
taat kılmak
ibadet etmek.
...
tab edilmek
basılmak.
...
Tabaklanmış ceylan derisi
– dök
...
tabaklanmış dana derisi
– vidala
...
taban fiyatı
– ticaret. Bir mala resmî kuruluşlarca konulan fiyatın en alt sınırı, en düşük satış bedeli
...
Taban tabana zıt
iki şey, birbirine her yönüyle zıt.
...
tabanca boyası
– Tabanca ile yapılan boya
...
Tabanı yanmış gibi dolaşmak
Sürekli olarak oradan oraya gedmek
...
Tabanları yağlamak
– (Alay yollu) Uzak bir yere gitmeye hazırlanmak
– Hızlı koşmak, kaçmak
...
tabanlık
– Üzerine rayların yerleştirildiği, yere enine konulmuş demir veya ağaç parçaların her biri, travers.
– Ayağın rahat etmesi için ayakkabı içine yerleştirilen, keçe, deri veya kumaş parçası ...
tabansız
– sf. Tabanı olmayan.
– mec. Yüreksiz, ödlek
...
tabib-i hazık
– İşinin uzmanı olan, maharetli doktor
...
tacıser
baştacı.
...
taçlandırmak
-i Taçlanma işini yaptırmak
– mimarlık. Bir inşaatın üstten ilk iki katını yıkmak
...
taçsız kral
– Herhangi bir konuda büyük ün yapmış olan kimse
...
tadil
– Değiştirme, değişiklik
– Doğru hâle getirme, düzeltme.
– Yatıştırma, teskin etme
...
tadil etmek
– değiştirmek
...
tadil teklifi
– Değiştirge
...