– Çayevi
...
Arama Sonucu – "Çay tavı"
cayi
aç.
...
çayı görmeden paçaları sıvamak
bk. Dereyi görmeden paçaları sıvamak.
...
çayır
– Üzerinde gür ot biten düz ve nemli yer
– Böyle yerde biten ot
– Özellikle ılıman kuşakta yaygın olan, bozkırlara göre daha nemcil, yeşilliği daha sürekli ve kimi kez ağaçla karışık ...
cayır cayır
– zarf. Şiddetli, çabuk ve etkili bir biçimde (yanmak, yırtılmak vb.)
...
cayırdamak
– Nesneler “cayır” sesi çıkararak yanmak veya yırtılmak
...
cayırdayış
– Cayırdama işi
...
çayırgüzeli
– bitki bilimi. Buğdaygillerden bir bitki (Erogrostis major).
...
cayırtı
– Şiddetli yanma, yırtılma sırasında çıkan sesin adı
...
cayış
– Cayma işi
...
çAYKARA
(Tür.). – Küçük akarsu, yazın kuruyan küçük akarsu. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
...
çaylak
– hayvan bilimi. Yırtıcılardan, uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlı hayvanları avlayan, tavuk büyüklüğünde bir kuş (Milvus migrans)
– sıfat. Toy
...
cayma
– Caymak işi
– vazgeçme
– Verilmiş bir sözden, yapılmış bir anlaşmadan vazgeçme.
– Rücu
– sarfınazar
– Bir yöne bırakma, üzerinde durmama, sayışmama.
...
caymak
– (-den) Sözünden, kararından dönmek, vazgeçmek
...
caynak
– Güvercin sınıfından bir kuş.
– Tırnak, pençe.
...
caynişin
birinin yerine geçen, halef.
...
CAYO
Küçük ada
...
çok acayip, bambaşka
– alelacayip
...
demir tavında dövülür
– “her iş zamanında ve uygun durumda yapılır” anlamında kullanılan bir söz
...
DiNçAY
(Tür.) Er. – Kuvvetli ay.
...
GENCAY
(Tür.) Er. – Ayın bir haftalık oluncaya kadar ki şekli, hilal.
...
geri dönme cayma
– rücu
– tersinme
...
GöKçAY
(Tür.), (bkz. Gökçe). -Kuzey Kafkasya da az tatlı su gölü. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
...
Göz açıp kapayıncaya kadar
– çok kısa bir sürede
...
hercayi
bk. hercai.
...