– sıfat. Etkili, dikkat çeken, sansasyonel.
– zarf. Etkili bir biçimde
...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
çarpık
– sf. Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı
– mec. Kötü
– Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan.
– zf. mec. Aksi, ters, huysuz bir biçimde
– Enzootik ataksi.
...
çarpık çurpuk
çok çarpık; eğri büğrü. (Kars. Eciş bücüş.)
...
çarpık kentleşme
– Plansız, gelişigüzel, kent değerleri göz önüne alınmadan binalar yaparak kent kurma biçimi
...
çarpıklık
– Çarpık olma durumu, eğrilik
– peş
– Bir tahtanın, tablanın ya da işin yüzey düzgünlüğünün bozulması hali.
– Bir dağılımın, bakışımlı durumdan ya da aritmetik ortalama çevresi ...
çarpılım
– Yükseltici aygıtlardaki pürüzler yüzünden bir görüntünün, bir sesin ya da bir titreşim biçiminin bozulması.
– Fr. Deviation
– İng. distortion
...
çarpılmak
– Çarpma işine konu olmak
-e Çarpık duruma gelmek
– mecaz. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak.
– mecaz. Aldatılmak.
– mecaz. Çekiciliğine kapı ...
çarpım
– matematik. Çarpma işleminin sonucu olan sayı
– hasil-ı zarp
...
çarpım cetveli
– Çarpım tablosu
...
çarpım tablosu
– Birden dokuza kadar birbiriyle çarpılan sayıların çarpımlarını gösteren çizelge, çarpım cetveli, kerrat cetveli
...
çarpınmak
– Çırpınmak
...
çarpıntı
– Kalbin hızlı ve sık vurması
– Yapıda büyük taşları sıkıştırmak amacıyla aralarına konan küçük taş parçaları
– Kaygı, aşırı gerginlik, fiziksel yorgunluk ve ritim bozukluğu nedeniyl ...
çarpış
– Çarpma işi
...
çarpışma
– Çarpışmak işi, müsademe, sadme
– askerlik. Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma
– Ötelenme deyinimindeki molekül , atom ve öbür temel parçacıkların birbirlerin ...
çarpışmak
-le Birbirine çarpmak, tokuşmak
-le, askerlik Vuruşmak, savaşmak
– mecaz. Birbirine üstün gelmeye çalışmak
...
çarpıtmak
-i Çarpık duruma getirmek
-i, mecaz Yanlışa ve kötü duruma götürmek
-i, mecaz Gerçek anlamından saptırmak.
...
çarptırmak
-i Çarpma işini yaptırmak veya çarpmasına yol açmak
-e, -i Yankesiciye kaptırmak
...
çarşambadır çarşamba (demek)
Bir konuda gereksiz yere inat (et mek).
...
çarşı
– Dükkânların bulunduğu alışveriş yeri
...
Çarşı pazar
– alışveriş, bazar, arasa, kuçe, sok
...
Cart kaba kağıt
– argo yüksekten atana veya çalımlı bir tavır takınana karşı senin bu tavrına değer veren var sanki anlamında kullanılan bir söz
– “Senin yüksekten atmana, korkutmana hiç kimse aldırmıyo ...
Cartayı çekmek
– ölmek
...
çaşıt
– hlk. Casus.
– Ara bozmak amacıyla söz taşıyan kimse.
– Dedikoducu.
– Üzüm.
– Bir devletin, ya da bir kimsenin sırlarını başkası adına öğrenmeyi üzerine alan kişi.
̵ ...
çaşıtlamak
– Casusluk yapmak
...
çat kapı
– zf. Beklenmedik bir zamanda kapıyı çalarak
...