– Civan olma durumu
...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
çivi yazısı
– Eski Farsların, Medlerin ve Asurluların kullandığı yazı.
– Hatt-ı mıhî
– İlkçağ budunlarından kimilerinin kullandıkları bir tür yazı.
– Bir ucu çivi gibi. başlı öbür ucu sivr ...
çiviyukarı
– spor. Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.
...
çizmeden yukarı çıkmak
– bilmediği, aklının ermediği, yetkisi dışındaki bir işe karışmak
...
çıban
– Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateşle kendini gösteren irin birikimi, apse, cerahat kesesi, frunkel, fronkül, frunkul, furonkül, irin kesesi, i ...
çıban ağırşağı
– Çıbanın patlamak üzere olan yeri.
– mecaz. Ağır sonuçlar doğurabilecek durum veya sorun
...
çıban başı
1. Kurcalanırsa sonucu kötüye varma olasılığı bulunan sorun. -2. Varlığı, düşünceleri, eylemleri surun yaratan kimse.
...
çıbanbaşı
– Yaranın ucu.
– mecaz. Kurcalandığı, üzerine düşüldüğü takdirde ağır veya kötü bir sonuca varılması muhtemel konu.
– mecaz. Genel kurallara aykırı davranış içinde olan kimse.
...
çıbanı.
cıbar
– Bebeklikten çıkmış çocuk
– Zayıf çocuk.
– Bel ağrılarında, kırık ve çıkık tedavisinde kullanılan iç yağı ve karasakız karışımı yakı.
– Yağ vb. sıvıların tortusu.
– Çiçe ...
çıbık
– Çubuk
– Killi toprak
– Kumlu toprak
– Ufak taşlı toprak. 50 cm. boyunda sigara içilen takım.
– İnce ip
– Pulluğun ortasındaki uzun demir.
– Çocukların topuğ ...
cıbıl
– sıfat, halk ağzında. Çıplak.
– sıfat, halk ağzında. Yoksul, parasız, geçim darlığı çeken.
...
cıbıldak
– sıfat, halk ağzında. Çıplak
...
cıbır
– Sırsıklam, sulu.
– Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt.
– İşsiz, güçsüz.
– Tüyü dökülmüş.
– Kel.
– bk. cılbak
– Tembel
– Beceriksiz.
– Kısa boyl ...
Cıcığı çıkmak
çok hırpalanmak.
...
cıcık
– Süs.
– Derisi soyulmuş et.
– İç organlar
...
cıdar
– Sakat.
– Çatlak
– İç Duvar
...
çıfıt
– Yahudi
– sıfat, mecaz. Hileci, düzenbaz.
...
çıfıtlık
– Yahudilik
– Hilekârlık, düzenbazlık
...
çığ
– Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi.
– Bölme veya paravana.
– Süt kazanlarının üzerini kapatmak için kamıştan yapılan örtü.
– Çadırlard ...
çığa
– hayvan bilimi. Yumurtasından havyar yapılan bir tür mersin balığı (Acipenser ruthenus).
– halk ağzında. Horoz, cennet kuşu vb. kuşların kuyruğundaki tüylerden en uzun ve gösterişli olanı ...
çığalanmak
– halk ağzında. Atın kuyruğu horoz kuyruğu gibi dikilmek.
...
çığıltı
– Çığlıkla karışık sesin adı
...
çığır
– Çığın kar üzerinde açtığı iz.
– Patika.
– İz
– mecaz. Yeni bir biçim, yöntem veya yol
– Taşlı yol, patika.
– Yenilikçi akım.
– mecra
...
çığır açmak
– bir alanda yeni bir yol, yöntem başlatmak
...