– Okçu
– Nişancı
– Yalancı
– Palavracı
– rami, ramiyye
...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
Ateş almaya mı geldin?
– uğradığı yerden hemen gitmeye kalkan kimseye sitem olarak söylenen bir söz
– “Niye acele ediyorsun; ne acelen var?” anla mında.
...
Ateş bacayı (saçağı) sarmak
Bir iş çok tehlikeli, önüne geçilemeyecek bir duruma gelmek. (Kars. iş işten geçmek.)’
...
Ateş pahası (pahasına)
– çok pahalı, fiyatı çok yüksek.
...
Ateş parçası
– sf. Çok canlı, hareketli, becerikli, çalışkan.
– Çok yaramaz (çocuk).
– Canlı
...
Ateş yağdırmak
Ateşli silahlarla sürekli atış yapmak.
...
Ateşi başına vurmak
çok öfkelenmek, sinirlenmek.
...
ateşli hastalık
– yatalık, karabasan, albastı, humma, kum sineği ateşi
...
Ateşli silahların içini temizlemekte kullanılan çubuk
– harbi
...
Atf–ı beyan (atfı beyan)
– bir tümcenin anlamını açıklama ve kuvvetlendirme için bağlaç kullanma
– Belagatta bir nesneyi ifade eden işaretin önünde bulunan ve aynı nesneyi yaklaşık olarak ifade eden işarettir
...
Atı alan üsküdar’ı geşti
“Fırsat elden kaştı, artık yapılacak bir şey yok.” anlamında.
...
atıcı
– sf. İyi nişan alan, attığını vuran (kimse).
– mec. Yalancı, asılsız şeyler uydurup söyleyen (kimse).
– Hallaç.
...
Atıcılık
– Atıcı olma durumu.
– Bazı ateşli silahlar kullanarak yapılan spor. Ateşli silahlarla yapılan spor
...
atıf
1.şefkatli. 2.meyleden. 3.bağlayan.
...
atıfet
– İyilik, bağış, kayra, lütuf, ihsan, inayet
– Karşılık beklemeden gösterilen sevgi
...
atıfetkar
-F) şefkat gösteren, gözeten.
...
Atık
– Atılmış, atılan
– Meni, döl.
– Olmuş bitmiş, tamamlanmış
– Yoğurt çalkalanan küçük yayık.
– çarpık, bükük, eğri.
– Artık, gayrı.
– Rüzgarla bir çukura yığıl ...
Atık su boru hattı
– Gider
– Kanalizasyon
...
atıl
1.yararsız. 2.tembel.
...
atılgan çevik
– eslek, acar, enerjik, afşar
...
atılım
– Atılma işi.
– İleri atılma.
– Hızla ilerleme, hamle, savlet
– Sayı kazanmak amacıyla yapılan atılış, hücum.
– mec. Herhangi bir konuda ilerleme çabası
– Sıçramaya ...
atım
– Atma işi
– Atılan bir şeyin gidebildiği uzaklık
...
atın hızlı yürüyüşü
– eşkin, kareşkin, tırıs
...
Atıp tutmak
1. Biri hakkında ileri geri konuşmak. -2. Büyük işler yap tığını söylemek.
...
atışmak
– (-le) Tartışmak
– (nsz) Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek
– Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak ...