– Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu, imtiyaz
...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
ayrıcalıklı
– sıfat. Ayrıcalığı olan, ayrıcalık tanınan, imtiyazlı
...
ayrık küme
– ortak elemanı olamayan kümeler
...
Ayrık seçim
– işgücü piyasasına girme veya girmeme veya ulaşım yöntemleri arasında seçim gibi, iki veya daha fazla ayrık alternatifler arasındaki seçimleri içeren problemler
...
Ayrıklı
Ayrı tutulmuş, benzerlerine uymayan, kural dışı olan, istisnai.
...
ayrıksı
– sf. top. Alışılagelmiş töre ve davranışlara aykırı olan, eksantrik
– Başka, bambaşka, ayrı, apayrı, kimseye benzemiyen, hiç bir şeye benzemiyen, acayip
– Çekingen
– Kendini b ...
ayrıksız
– zf. İstisnasız, bilaistisna.
– Hiçbir ayrığı olmadan, hiçbirini ayrık tutmaksızın
...
ayrılım
– Yol kavşağı, iki yolun ayrıldığı yer.
– Ak ışığın bir mercekten ya da bir üçgen biçikten geçerken, kırılım imleçleri değişik olan renklerin değişik açılarda kırılarak birbirlerinden ayrı ...
Ayrım
1. isim Ayırma işi, tefrik “Kuvvetler ayrımı.”
2. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark R ...
ayrım yapmak
– eşit davranmamak, fark gözetmek
...
ayrımlama
– sin. ve TV. Senaryonun hazırlanmasında geliştirim ile çevrim senaryosu arasında yer alan, senaryonun sahne ve ayrımlarının belirlendiği, başlıca karakterlerin ayrıntılarıyla çizildiği, konuşma ...
ayrıntı
– Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay
– Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat.
– ...
ayrıntılı
– sf. Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal
– zf. Ayrıntılara girerek
...
Ayrısı gayrisi olmamak
Dost olanlar birbirlerinden hiçbir şeylerini esirgememek, yakın dost olmak.
...
ayrışmak
– (nsz) Birbirinden ayrılmak, birliği bozmak.
– kim. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.
– Ortaklığı kaldırmak.
– Osm. ...
Ayrışmayan madde
– element, saf madde
...
Ayrıt
– iki düzlemin ara kesiti
– 113. Bir pürüzmada kenar düzeyleri biribirinden ayıran doğru çizgilere ayrıt denir.
– Bir katı oyutun düzlemsel iki yüzünün ara kesit doğrusu.
– B ...
aytışan
– Hatip, konuşmacı
...
aytışmak
– (nsz) Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek.
– ed. Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak.
...
Ayvayı yemek
– argo, kötü duruma düşmek, işi bozulmak
...
ayyarlık
– Dolandırıcılık
...
ayyaşlık
– Ayyaş olma durumu, bekrilik
...
Ayyuka çıkmak
– ses yükselmek
– dedikodu herkesçe duyulmak, yayılmak
...
Az kalsın (kaldı) (az daha)
“Bir iş olmak üzereydi, hemen hemen olacaktı.” anlamında.
...
Az tavlı (toprak)
– Alatav
...