Onu gözetlemek, ona gizlice bak mak. ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
Dikte etmek (bir şeyi, birine)
isteklerini ona zorla kabul ettirmek ...
Dil (diller) dökmek (birine)
– Kandırmak, inandırmak ya da yaranmak için onun hoşuna gidecek sözler söylemek, yalvarmak yakarmak. ...
Dil çıkarmak (birine)
Onunla alay etmek, eğlenmek. ...
Dil uzatmak (bir şeye, birine)
Saygı duyulan bir kimse ya da kutsal bir yer, şey hakkında yakışık almayacak, aşağılayıcı sözler söytemek. ...
Dile getirmek (bir şeyi, birini)
1. Onu aşıklamak, anlatmak. -2. Onu konuşturmak. ...
dilfirib
gönül aldatan, sevgili. ...
Dilinden anlamak (birinin, bir şeyin)
– Onun ne demek istediğini kavramak.
– Söz konusu şeyin özelliğini, o şey üzerinde ne yapılması gerektiğini bilmek ...
Dilinden düşürmemek (bir şeyi, birini)
Hep aynı kişiyi ya da şeyi anlatmak, hep ondan söz etmek. ...
Diline dolamak (bir şeyi, birini)
1. Aynı şeyi sık sık her yerde söyle mek. -2. Bir kimseyi her yerde kötüleyip durmak. ...
Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak
Daha iyi şeyler elde etmeye çalışırken elindekini de yitirmek. ...
dipdiri
– sıfat. Çok diri, çok canlı ...
direnç birimi
– ohm ...
diri
– sıfat. Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı
– sıfat. Güçlü, zinde
– sıfat. Solmamış, pörsümemiş
– sıfat. Gereği kadar pişmemiş
– Taze.
– Zengin, varlıklı. ...
DiRiCAN
(Tür.) Er. – Güçlü, canlı kimse. ...
diriğ
esirgeme. ...
diriğ etmek
esirgemek. ...
diriğa
ne yazık ki, vah vah, eyvahlar olsun. ...
diriklik
– Geçici bir zaman içinde de olsa, doygunluk elde etmek ya da gerginlikten kurtulmak için, bir davranış yolunu izlemede gösterilen direnç ...
diriksel
– sıfat, biyoloji. Diri ile, canlı ile ilgili, canlılar üzerinde olan, diril. ...
diril
– sıfat, biyoloji. Diriksel
– Şilte yüzü veya gömlek yapmaya yarar pamuklu bir kumaş.
– Ruh ...
dirilik
– Diri olma durumu.
– İyi geçinme ...
diriliş
– Dirilme işi, canlanma.
– mecaz. Yeni bir atılımla güç kazanma.
– din bilgisi. Dinî inanışlara göre ölümden sonra dirilme, basübadelmevt ...
dirilmek
– Güçlenip canlanmak
– Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek.
– Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek.
– Öldüğü sanılan şey can ...
diriltici
– Canlılık verici niteliği bulunan ...