Ayaklarını falakaya bağlayarak tabanlarını kalın bir sopa ile dövmek. ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
Fareler cirit atmak (oynamak) (bir yerde)
O yerde hiç kimse bulun mamak, o yer bomboş, ıpıssız olmak. ...
Fellik fellik aramak (birini, bir şeyi)
– zf. Telaşla, heyecanla, koşarak, koşuşturarak, fellek fellek ...
Fena yapmak (birini)
Onu kötü bir duruma düşürmek. ...
fidan yetiştiricisi
– Fidan üretimi için ön hazırlık, toprağı ekim ve dikim için hazırlama, damızlık bahçesi tesis etme, tohum, çöğür ve çelikten fidan üretme ve satış işlemlerini yapma bilgi ve becerisine sahip ni ...
Fikir almak (birinden, bir şeyden)
1. Bir konuda yetkili bir kimse den bilgi almak, o kişinin düşüncesini sormak. -2. O konuda bilgi sa hibi olmak. ...
Fikir vermek (birine) (bir şey)
-I.Bir konuda yol gösterici nitelikteki düşüncesini bildirmek. -2. insanı bir düşünceye, inanca ulaştırmak. ...
FiLiRiA
Omurgalı canlıların kanında ve dokularında yaşayan kıl kurdu cinsi parazit ...
firifte
aldanmış, aldatılmış. ...
firifte olmak
aldanmak. ...
FiRiK
– Olgunlaşmak üzere olan tahıl. çerez olarak yenen tahıl kavurgası. Buğday başaklarının olgunlaşmamış hali. Kabuğiyle ateşe atılarak kavrulmuş taze buğday başağı ve nohut.
– Turfanda, ...
firistade
elçi. ...
firişte
– melek ...
firiştehu
melek gibi, melek huylu, güzel huylu. ...
Fitil etmek (birini)
Onu çok kızdırmak. ...
Fitil olmak (birine)
Ona çok kızmak; öfkelenmek. ...
Fitil vermek (Birine)
Onu kızdırmak, kışkırtmak. ...
Fırsat vermek (tanımak) (bir şeye, birine)
Bir işi gerçekleştirmek için uygun durum hazırlamak; zaman vermek. ...
Fıtık olmak (birine)
Ona çok kızmak, sinir olmak ...
FRENKiNCiRi
Kaktüsgillerden, yaprakları etli ve yayvan dikenli bir bitki ve bu bitkinin kalın, dikenli kabuğu olan tatlı yemişi ...
Frtık etmek (birini)
Onu çok kızdırmak ; sinirlendirmek. ...
Gafil avlamak (birini)
Onu habersiz ve hazırlıksız olduğu bir sırada bastırmak, güç duruma düşürmek. ...
Garaz bağlamak (birine)
Ona karşı düşmanca duygular beslemek; kin beslemek (bağlamak). ...
Gebe bırakmak (birini)
Onu borçlu duruma getirmek. ...
Gebe kalmak (birine)
Ona borçlu durumda olmak. ...