Onu küçümsemek; ona önem vermemek. ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
Hak vermek (birine)
Onun haklı olduğunu kabul etmek, ona yanıl-madığını söylemek. ...
Hakkı geçmek (birine, bir şeye)
1. Bir kimsede, şeyde emeği, hizmeti bulunmak. -2. Hakkından bir parçası başkasına verilmiş olmak. ...
Hakkından gelmek (bir şeyin, birinin)
1. Yapılması güç bir işi başarmak. -2. Bir kimseye hak ettiği cezayı vermek. ...
Hakkını vermek (birinin, bir şeyin)
1. çalışmasının karşılığını tam olarak ödemek. -2. Bir işe gerektiği ölçüde emek vermek. ...
Haklı bulmak (birini)
Haklı olduğunu kabul etmek; onu uygun, yerin de görmek. ...
Hal hatır sormak (birine)
Bir kimseye “nasılsınız” diye sormak. ...
halk şiiri
– destan
– deyiş
– kalenderi
– koşma
– mani
– semai
– Toplum arasından çıkan ve geleneksel yöntemlere ve ilkelere bağlı olarak halk ozanları tarafından yazılı ...
Halvet olmak (birileriyle, biriyle) (bir yer)
– birisi veya birileriyle yalnız görüşmek amacıyla içeriye başkasını veya başkalarını almamak ...
Haraca bağlamak (kesmek) (birini, bir yeri)
Ona belli zamanlarda belli miktarlarda haraç vermesini zorbalıkla kabul ettirmek. ...
Haram etmek (bir şeyi, birine)
Bir kimseye verilen bir şeyin yararlı olmamasını istemek Haram olmak (bir şey, birine) ...
Hararet basmak (birini)
1. çok susamak. -2. Vücut ateşi yükselmek. ...
Hararet vermek (bir şey, birine)
– Susatmak, susamasına yol açmak. ...
Harcı olmak (bir şey, birinin)
1. Birinin yapabileceği bir iş olmak. -2. Ancak o kimseye özgü bir iş olmak. ...
Harekete getirmek (birini, bir şeyi)
Onu kımıldatmak, canlandırmak. ...
hariri
ipekli. ...
Haşır neşir olmak (biriyle) (bir şeyle)
1. Onunla, onlarla kaynaşmak, sıkı fıkı olmak. -2. Onunla uğraşmak. ...
Hasret kalmak (birine, bir şeye)
Onu çok özlemek, ona özlem duy mak. ...
Hatırından çıkarmamak (bir şeyi, birini)
Onu unutmamak. ...
Hatırından şıkamamak (birinin)
Sevilip sayılan bir kimsenin isteğini yapmazlık edememek. ...
hava basıncı birimi
– bar ...
Hayalinden geçirmek (bir şeyi, birini)
Onu düşünmek. ...
Hayat vermek (bir şeye, birine)
Onu canlandırmak, ona canlılık ka zandırmak. ...
Hayatına (yaşamına) son vermek (biri, bir şey)
1. Kendini öldür mek, intihar etmek. -2. Kapatmak, bitirmek. ...
Hayatına girmek (biri)
Biri onun yaşamında yer almak. ...