1. Biri tarafından ölümden kurtarılmış olmak. -2. Yaşamını bir kimsenin desteğiyle kazanmış olmak. ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
Hayır beklememek (bir şeyden, birinden)
Ondan yarar ummamak, onun iyi olacağını sanmamak. ...
Hayır gelmemek (bir şeyden, birinden)
Onun bir yararı dokunmamak. ...
Hayır görmemek (bir şeyden, birinden)
Ondan yarar sağlayamamak. ...
Hayır kalmamak (bir şeyden, birinde)
O şey işe yaramaz, o kimse iş göremez duruma gelmek. ...
Hayır yok (bir şeyde) (birinde)
1. “O şey artık işe yaramaz.” -2. “O kimseye güvenmeyin, istediğinizi yapamaz.” anlamında. ...
Hayrı dokunmak (bir şey, birine)
1. O şey bir işe yaramak. -2. Ona iyilikte bulunmak, onun iyiliğini görmek. ...
Hedef almak (bir şeyi) (birini)
1. O şeye nişan almak. -2. Bir şeyi ona yöneltmek. -3. Yermek, eleştirmek yıpratmak düşüncesiyle onu karşısına almak. ...
Helak etmek (birini, kendini)
1. Onu öldürmek, ortadan kaldırmak -2. Onu çok yormak, bitkin duruma getirmek. ...
Her boyaya girip çıkmak
çeşitli işlerde belirli süreler çalışmış olmak. ...
Hesaba almak (katmak) (bir şeyi, birini)
Onu göz önünde bulun durmak, düşünmek; önemsemek. ...
Hesap sormak (birine, birinden)
Bir kimseyi yaptıklarından dolayı sorguya çekmek. ...
Hesaptan düşmek (bir şeyi, birini)
1. Bir alacağı ya da borcu hesaptan çıkarmak. -2. Bir şeyi, bir kimseyi yok saymak. ...
HiçiRiKi
Japon müziğine özgü kısa ve çift kamışlı nefesli çalgı ...
Hıncını (birinden) çıkarmak (almak)
öfkesini başkasına kötü davranarak çıkarmaya çalışmak, öcünü (ondan) almak. ...
Hırsını çıkarmak (birinden, bir şeyden)
öfkesini bir başkasına ya da bir başka şeye sataşarak yenmeye çalışmak. ...
Hor bakmak (hor görmek) (bir şeye, birine )
Ona değer vermemek; aşağı görmek. ...
Hor tutmak (birini)
Bir kimseye karşı kalbini kırarcasına davranmak. ...
Hoş görmek (bir şeyi, birini)
Bir kimsenin kusurunu anlayışla karşı lamak ...
Hoş tutmak (birini)
Ona iyi davranmak, onu kırmaktan, incitmekten kaşınmak ...
Hoşbeş etmek (biriyle)
– Onunla sohbet etmek ...
Höt demek (birine)
Onu korkutmak, ona şatmak (Kars. Gözdağı vermek.) ...
Huyu suyu (birinin)
Onun mizacı, karakteri. ...
Huzur vermek (birine)
1. Onu rahat bırakmak -2. Onu dinlendir mek ...
ibret olmak (bir şey birine)
– ders olmak ...