– Avro, Euro ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
aba altından sopa (veya değnek) göstermek (birine)
– imalı bir biçimde tehdit etmek ...
Abayı Yakmak (birine)
– Aşırı biçimde gönül vermek, tutulmak, aşık olmak ...
acemi katır kapı önünde yük indirir
– “beceriksiz ve anlayışsız kişi, kendisine yaptırılan işi en önemli yerinde bırakır” anlamında kullanılan bir söz. ...
Aciz bırakmak (birini)
Birini çaresiz, güçsüz duruma getirmek. ...
Acı gelmek (bir şey, birine)
– dokunmak, kırmak, üzmek
– Bir söz, durum, davranış ona dokunmak, onu üzmek. ...
Açığa çıkarmak (birini) (bir şeyi)
– ortaya çıkarmak, gözler önüne sermek, anlaşılır duruma getirmek
– Bir durumu fark ederek aydınlatmak.
– O şeyi kimyasal bir işlemle başka şeylerden ayırmak.
– işinden çıkarma ...
Açığını kapatmak (birinin) (bir şeyin)
– Birinin eksik bıraktığı işleri tamamlamak.
– Birini hesap açığını ödemek.
– eksiğinin veya küçük düşürücü durumunun anlaşılmamasını sağlamak
– eksiğini tamamlamak ...
Açığını yakalamak (birinin)
Onun hesap hilesini, yalanını, hatalı bir işini fark etmek, bulmak. ...
Açık bono (çek, kart) vermek (birine)
– Bir kimseye bir konuda sınırsız yetki vermek, tanımak ...
Açmaza getirmek (düşürmek, sokmak) (birini)
– düzen, hile yapmak, bir kimseyi oyuna getirmek, zor duruma sokmak. ...
Ad takmak (birine)
– adlandırmak
– alay etmek veya övmek amacıyla lakap takmak ...
Adam etmek (birini) (bir şeyi)
– eğitmek, yetiştirmek, topluma yararlı duruma getirmek
– bir yeri düzene sokmak
– işe yarar duruma getirmek ...
Adam yerine koymak (birini)
– Ona hak etmediği değeri vermek.
– adamdan saymak, varlığını kabul etmek ...
Adı çıkmak (birinin)
– Kötü bir adla anılır olmak.
– kötü bir ün kazanmak
– hakkı olmayan bir ün kazanmak ...
adını kirletmek (veya lekelemek) (birinin)
– adının kötüye çıkmasına yol açmak ...
adres başlığı
– Sipariş verdiğiniz ürünün geleceği adresi kısa ad verme ...
Aforoz etmek (birini)
– kilise birliğinden çıkarmak
– mec. darılıp biriyle konuşmamak, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırmak, toplum dışılamak
– Bir Hıristiyanı kilise topluluğundan çıkarmak
– İng. E ...
ağır başlı
– bk. ağırbaşlı ...
Ağırbaşlı
– Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı (ağır başlı)
– Değeri çok olan, ağır
– Gösterişli ...
ağırbaşlı onurlu
– vakur, uslu ...
ağırbaşlı uslu
– onurlu, vakur ...
ağırbaşlılık
– Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk ...
Ağırlık basmak (çökmek) (birine)
– uyuyacak duruma gelmek.
– gevşeklik ve uyku gelmek
– ağır bir hava kaplamak
– sessizlik oluşmak ...
Ağırlık vermek (olmak) (birine) (bir şeye)
1. Bir kimseye sıkıntı vermek. (Kars. Yük olmak) -2. Bir şeye önem vermek, öncelik tanımak. ...