Konuğu “buyurun” diyerek işeri almak ya da sofraya şağırmak. ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
cam çivisi
– Yaklaşık çapları 1 milimetre, boyları 1,5-2,5 santimetre arasında değişen ince ve başsız tel çivi ...
çamur atmak (sıçratmak) (birine)
Birini kötü bir işe bulaşmış gösterip lekelemeye çalışmak, iftira etmek. (Kars. Kara çalmak, leke sürmek.) ...
Can evinden (evine) vurmak (yıkmak) (birini)
En duyarlı yerinden saldırmak, en hayati noktasından yaralamak. ...
Can kulağı ile dinlemek (birini, bir şeyi)
Anlatılanları iyice kavrama ya çalışarak, dikkatlice dinlemek. ...
Canından etmek (birini)
– Onun ölümüne yol açmak, onu öldürmek. ...
çapraza getirmek (birini)
Onu tuzağa düşürmek. ...
çarığı ters giydirmek (birine)
bk. Pabucu ters giydirmek. ...
Cebinden çıkarmak (birini)
Zeka, bilgi, beceri vb. bakımlardan söz konusu kimseden üstün olmak. ...
çekeceği olmak (birinden, bir şeyden)
Karşılaşacağı kötü durumlar olmak. ...
çekip çevirmek (bir yeri) (birini)
1 .Bir yeri, kuruluşu düzene koymak, iyi biçimde yönetmek. -2. Birini tutumlu, düzgün yaşayabilir duruma getirmek. ...
çektiri
– denizcilik. Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme
– Osmanlı donanmasında kürekle giden ve yelkeni yalnız yardımcı olarak kullanan türlü savaş gemile ...
çelme atmak (takmak) (birine) (bir işe)
– çelme ile onu düşürmeye çalışmak
– işin başarı ile sonuçlanmasını engellemek. ...
Cemaziyelevvelini bilmek (birinin)
Onun herkesçe bilinmeyen, geş mişteki kötü bir durumunu bilmek. ...
çene kemiğine çivilenerek takılan protez diş
– implant ...
çeneye tutmak (birini)
Aralıksız konuşarak ve konuşturarak onu oyalamak. ...
Cephe almak (birine)
Ona karşı düşmanca tavır takınmak; bir düşün ceye karşı olmak, direnmek. ...
Cesaret vermek (birine)
Birinin yılgınlığını gidermek, birini yüreklen dirmek; ona moral vermek. ...
çeviri
– Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme
– Bir dilden başka bir dile çevrilmiş yazı veya kitap, tercüme
– Bir dilden bir dile yapılan aktarma, bir yapıtın başka bir dile ...
çevirici
– Çevirmen
– fizik. Anahtar
– Çevirici dilinde yazılmış bir kaynak izlenceyi ilgili bilgisayar dizgesinin makine diline çeviren izlence.
– mütercim, tercüman
– Üniversite ...
çevirim
– Çevirme işi.
– sinema. Sinema filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.
– çekim, çekme, çevirme, alma, film alma, film çevi ...
Ceza kesmek (birine)
Bir görevli, yasadışı bir davranışı nedeniyle suçluya para cezası yazmak. ...
Cezaya çarptırmak (birini)
Onu cezalandırmak. ...
çiğ şiğ yemek<(birini)
öldürecek derecede öfkelenmek. ...
çiğindirik
– halk ağzında. İki ucuna su kabı, yoğurt tablası vb. taşınacak şeyler asılarak omza alınan ağaç, omuzluk. ...