büyük hükümdarlık, imparatorluk. ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
çileden çıkarmak (birini)
Birini densiz söz ve davranışlarıyla çok kız dırmak. (Kars. ifrit etmek.) ...
çimdik atmak (basmak) (birine)
Onu şimdiMemek. ...
Cinler cirit (top) oynamak
Bir yerde hiç kimse bulunmamak; bir yer tenha ve ıssız olmak. ...
CiRiM
Hacim ...
CiRiS
Sazan balığı ...
çiriş
– Çiriş otunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karılarak tutkal gibi kullanılan esmer, sarı bir toz ...
CiRiT
At koşturup karşı takım oyuncularına değnek atarak topluca oynanan eski bir Türk oyunu ...
Cirit atmak (bir hayvan, bir kimse)
Zararlı yaratıklar yada insanlar meydanı boş bulup istediği gibi davranmak. ...
çitirik
– Sabun parçası.
– Çok sık hastalanan adam.
– Ağırlık, fenalık
– Kışın ekin ekme zamanı.
– Değişken (hava hk.).
– Kapsız yorgan.
– Çatlak, yarılmış. ...
çivi
– İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh.
– Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer ke ...
çivi çiviyi söker
– “güçlü bir şey, kendisi güçlü olan başka bir şeyle veya durumla etkisiz bırakılır” anlamında kullanılan bir söz ...
çivi gibi
1. Sağlam yapılı, şevik (insan). -2. (Su işin) çok soğuk. ...
çivi kesmek
çok üşümek. ...
çivi yazısı
– Eski Farsların, Medlerin ve Asurluların kullandığı yazı.
– Hatt-ı mıhî
– İlkçağ budunlarından kimilerinin kullandıkları bir tür yazı.
– Bir ucu çivi gibi. başlı öbür ucu sivr ...
çividi
– Çivit rengi.
– sıfat. Bu renkte olan ...
çivilemek
-e, -i Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak.
-e, -i Aynı noktaya sürekli olarak bakmak
-i, mecaz. Vurmak, öldürmek.
-e, mecaz. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak
-e, -i, mecaz. Sabitleştirmek, ...
çivit
– Eskiden çivit otundan, bugün yapay yollarla elde edilen, mavi renkli, sarılığını gidermek için çamaşırın son suyuna karıştırılan toz boya
– Sabun parçası.
– bk. çiyit
– Gebe ...
çivit rengi
– Bir tür koyu mavi renk, çividi
– sıfat. Bu renkte olan ...
çiviyukarı
– spor. Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi. ...
çok görmek (bir şeyi birine)
1. Bir şeyi bir kimseden esirgemek, o şeyi ona değer bulmamak. -2. Birinin bir davranışını yadırgamak. ...
çok iri bir çeşit tokmak
– şahmerdan, çekiç ...
çok iri kocaman
– büyük, koca ...
Çok iri, dev
– div ...
Çubuklara geçirilmiş küçük bayraklarla işaretlenmiş bir parkurda, belli kurallara göre ve zikzaklar çizerek yapılan kayak yarışı hangisidir?
– Slalom ...