– ürkek, tutuk, muhteriz ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
girişmek
-e Bir işi ele almak
– Başlamak
– Kalkışmak
– Birbirine karışmak
– Dövmek
– Kavgaya tutuşmak ...
girive
1.çıkmaz, sorun. 2.geçit. ...
Girizan
Kaçan, kaçıcı: Girizan olmak = Kaçmak.
Kaçarak.
Gürizan ...
girizgah
– Bir şey anlatmaya başlamadan önce sözü asıl konuya getirmek için söylenen giriş sözleri, söz başlangıcı, girişlik
– edeb. Kasidelerde maksada giriş beyti ...
Gıcık almak (kapmak) (bir şeyden, birinden)
Onun söz ve davranışlarından, kimi özelliklerinden hoşlanmamak; dahası sinirlenmek. ...
Gıcık olmak (birine, bir şeye)
Bir davranışa ya da bir kimseye sürek li olarak sinirlenmek. ...
Gına gelmek (getirmek) (birine, bir şeyden)
O şeyden bıkmak, usanmak. ...
Gırgır geçmek (biriyle)
1. Onunla alay etmek. -2. Gevezelik etmek. ...
Gırtlak gırtlağa gelmek (biriyle)
Onunla kavgaya tutuşmak; boğaz boğaza gelmek. ...
göbeği biriyle bağlı (veya beraber kesilmiş)
her zaman birlikte bulunan, birbirinden ayrılmayan kimseler için kullanılan bir söz ...
Göklere çıkarmak (birini)
Onun yaptıklarını, niteliklerini abartarak öv mek, onu yüceltmek. (Kars. övgüler düzmek.) ...
Gökte ararken yerde bulmak (bir şeyi, birini)
Ele geçirilmesi güç sanılan bir şeyi, birini kolayca bulmak. ...
Gönlünden geçirmek (birini, bir şeyi)
Onu şöyle bir düşünmek, istemek; içinden geçirmek. Gönlünden kopmak ...
Gönlünü kaptırmak (birine)
Ona aşık olmak. ...
Gönül vermek (birine) (bir şeye)
1. Ona aşık olmak. -2. Ona sevT giyle bağlanmak. ...
Görülecek hesabı olmak (biriyle)
Onunla aralarında çözümlenecek bir sorunu olmak. ...
Göz aştırmamak (birine)
Ona herhangi bir şey yapma fırsatı vermemek. ...
Göz değmek (birine, bir şeye)
Uğursuzluk ya da kötülük getirdiğine inanılan kıskanş ya da hayran’ bakışlar nedeniyle kötü bir duruma düşmek; göze gelmek. ...
Göz dikmek (bir şeye, birine)
Onu ne pahasına olursa olsun ele ge şirmek istemek. ...
Göz etmek (birine)
Ona göz ve kaşını oynatarak ne demek istediği ni anlatmak; kaş göz etmek. ...
Göz kırpmak (birine)
1. Gözkapağını bilinçli ya da bilinçsizce aşıp kapamak. -2. Bir kimsenin halini hatırını gözünü aşıp kapayarak sormak. -3. Söylediği sözün doğru olup olmadığını yanındakine işaretle anlatmak için gö ...
Göz koymak (bir şeye, birine)
Onu elde etmeyi amaçlamak. ...
Göz kulak olmak (bir şeye, birine)
– görme, işitme yoluyla bilgi edinmeye çalışmak
– gözetmek, korumak, bakmak ...
Gözaltına almak (gözaltı etmek) (birini)
Onu belli bir yerde oturmak zorunda bırakıp hareketlerini denetlemek, onu gözetim altında tutmak. ...