– düzeni bozulmak, kargaşa içinde bulunmak ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
Al birini vur öbürüne
‘Hepsi birbirinden beter.” anlamında. ...
ALADiRiZ
çok tatlı ve dayanıklı bir üzüm türü ...
Alaşağı etmek (birini)
– yetkilerini elinden alıp birini yerinden uzaklaştırmak, atmak, kovmak
– kapıp yere vurmak
– kötülemek, değersiz göstermek ...
ALATiRiK
Akşam vakti ...
Alay etmek (geçmek) (biriyle)
– bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapmak ...
Alaya almak (birini)
Onunla alay etmek, eğlenmek; onu küçümsemek, aşağılamak; makaraya almak, sarakaya almak. ...
Alet etmek (birini)
– bir kimseyi hoş olmayan bir işte aracı olarak kullanmak
– Onu bilerek kötü bir işte kullanmak; kötü işlerinin görülmesinde onuda ortak etmek. ...
Alıcı gözüyle bakmak (bir şeye, birine)
– inceden inceye gözden geçirmek
– ona çok dikkatli bakmak, onu dikkatlice gözden geçirmek. ...
Alıp verememek (biriyle, bir şeyle)
Onunla arasında bir sorun olmak, anlaşamamak, geçinememek. ...
Alkış tutmak (birine)
1. El şırparak alkışlamak. -2. Bir kimseyi hem – alkışlamak hem de “yaşa, var ol” gibi sözlerle ululamak; övmek. ...
Allah akıl fikir (akıllar) versin (birine)
“Yaptıkları akıl ve mantığa sığmıyor, inşallah bundan sonra akıllanır.” anlamında. ...
Allah manda şifası versin (birine)
çok yiyenlere takılmak, onlan yer mek amacıyla söylenir. ...
Allak bullak etmek (bir şeyi) (birini)
1. Onu karıştırmak, bozmak, darmadağınık etmek. -2. Onu sağlıklı düşünemeyecek duruma getirmek. ...
Alt üst etmek (bir şeyi) (birini)
– alt yüzünü üst yüzüne getirmek
– çok karışık duruma getirmek, düzenini bozmak
– yıkmak, harap etmek
– huzursuz etmek, rahatsızlık vermek ...
Altı okka etmek (birini)
– Birini kollarından ve bacaklarından tutup yukarı kaldırarak sallamak veya götürmek.
– Bir kimseyi kollarından ve bacaklarından tutup yukarı kaldırmak, aşağı indirmek.
– Ona büyük d ...
Altından girip üstünden çıkmak
Parayı ya da malı savurganca har cayıp bitirmek, kısa sürede tüketmek. ...
Aman vermemek (birine, bir şeye)
1. Onu rahat bırakmamak, -2. Ona acımamak, merhamet etmemek. ...
Amiyane tabiriyle
Halkın deyişiyle, halk ağzıyla, kaba bir söyleyişle. ...
ampirik
– sıfat. Görgül
– sıfat. Deneysel
– Bir kurama değil yalnızca gözleme dayalı.
– Deneye başvurularak yapılan, deneyle olan, deneyle ilgili.
– Görgüye dayanan, ustadan gör ...
ampirist
– sf. fel. Deneyci
– Fr. empiriste ...
ampirizm
– fel. Deneycilik.
– Tüm bilgilerimizin deneyimlerimizden kaynaklandığını savunan öğreti.
– Fr. empirisme ...
analık etmek (birine)
– analık görevini yapmak
– ana gibi yakınlık göstermek ...
Anasından doğduğuna pişman etmek (birini)
Eziyet ederek onu canından bezdirmek. ...
ANiRiDi
Gelişimin duraksamasından ileri gelen , iris yokluğu ...