– zanlı, şüpheli
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
Gözaltına almak (gözaltı etmek) (birini)
Onu belli bir yerde oturmak zorunda bırakıp hareketlerini denetlemek, onu gözetim altında tutmak.
...
Gözdağı vermek (birine)
Onu tehdit etmek, istediğini yaptırmak, kabul ettirmek için baskı yapmak. (Kars. Kafa tutmak, posta koymak.)
...
Gözden çıkarmak (bir şeyi)
– Bir şeyin elden gitmesine isteyerek ya da istemeyerek razı olmak, onu feda etmeye karar vermek.
...
Gözleri açılmak
1. Uyanmak. ~2. Bilinçlenmek; gerçeklerin, olup bitenlerin farkına varmak.
...
Gözleri bayılmak
Uyku, istek gibi bir durum gözlerinden anlaçılmak.
...
Gözleri fattaşı gibi açılmak
Hayretten, şaşkınlıktan dolayı gözleri nor malden çok açılmak.
...
Gözleri fıldır fıldır (oynamak)
Zekice, meraklıca, şapkınca (bakmak).
...
gözleri görmeyen kırmızı kostümlü süper kahraman
– Daredevil
...
gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak)
– uykusuzluk, yorgunluk, ağlama vb. sebeplerle gözleri çok kızarmak
– sinirden, öfkeden, hiddetten gözleri irileşmek ve kızarmak
...
Gözleri kan şanağına dönmek
Uykusuzluktan ya da çok ağlamaktan ötürü gözleri çok kızarmak.
...
gözlerini fal taşı gibi açmak
– şaşkınlıkla, hayretle bakmak
...
Gözlerini faltaşı gibi açmak
şaşkınlıkla, hayretle bakmak
...
Gözü açık gitmek
Yapmak istediklerini gerçekleştiremeden yada yapılmasını istediklerini görmeden ölmek.
...
Gözü açılmak
Ne olup bittiğini anlayacak düzeye gelmek, bilinçlenmek, gerçekleri görmeye başlamak. –
...
Gözü alışmak (bir şeye)
iyi seşemediği bir şeyi bir süre sonra net olarak görmeye başlamak.
...
Gözü dışarda
1. Evli olduğu halde başka kadınlarla iliçki kuran (kimse). -2. Oturduğu ya da çalıştığı yeri bırakıp başka yere gitmek iste yen (kimse).
...
Gözü dünyayı görmemek
Hiç kimseye ya da şeye önem verme mek; sadece önem verdiği kimseyle ya da şeyle ilgilenmek.
...
Gözü gönlü açılmak
Neşelenmek, keyiflenmek.
...
Gözü ısırmak (birini)
Onu bir yerden tanıyacak gibj olmak; biri ona tanıdık gibi gelmek
...
Gözü kapalı
1. Düşünmeden, güvenle, hiç duraksamadan. -2. çevre sinde olup bitenlerden habersiz.
...
Gözü yılmak (bir şeyden)
Daha önce denenen ve başarısız olunan bir işi yapmaya girişmekten çekinmek.
...
Gözüm çıksın
“Doğru söyle miyprsan» gözlerim kör olsun.” anlamın da.
...
Gözün aydın
“Seni sevindiren olay kutlu olsun.” anlamında.
...
Gözünü ayırmamak (alamamak) (bir şeyden, birinden)
Ona sürekli olarak bakmak, bakışlarını ondan, oradan ayıramamak.
...