1. çalışmasının karşılığını tam olarak ödemek. -2. Bir işe gerektiği ölçüde emek vermek.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
Hakkını yemek
Bir kimseye hakkı olan şeyi vermemek, onun hakkını zorla olmak.
...
Haklı bulmak (birini)
Haklı olduğunu kabul etmek; onu uygun, yerin de görmek.
...
Haklı çıkmak
1. Haklı olduğu anlaçılmak. -2. Bir şey bir kimsenin ya-nılmadığını göstermek.
...
hakşinaslık
– Haktanırlık
...
haksız
– sf. Hak ve adalete uygun olmayan.
– Davası, iddiası, davranışı, düşüncesi doğru ve yerinde olmayan (kimse)
...
Haksız çıkmak
Haksız olduğu anlaçılmak.
...
Haksız yere
Haksız olarak, hak etmediği halde. .
...
haksız, gereksiz
– nahak
...
haksızlık
– Hak ve adalete aykırılık
...
haktanır
(a.t.i.) Er. – Herkesin hakkını gözeten kimse.
...
Haktanırlık
– Haktanır olma durumu, hakşinaslık
...
Hal hatır sormak (birine)
Bir kimseye “nasılsınız” diye sormak.
...
halayık
– Kadın köle, cariye
...
haledilmek
tahttan indirilmek.
...
Halep ordaysa, arşın burada
“Yaptığını söylediğin şey, inandırıcı ol sun istiyorsan, haydi burada da yap, görelim.” anlamında.
...
halihazır
– Şimdiki durum, bugünkü durum
...
halis, arı
– temiz, tertemiz, saf, iyi, katışıksız, safdil
...
halıhane
– Halı dokunan yer
...
halık
Yaratan, Tanrı.
...
halık-ı hakim-i rahim
– Rahim ve hakîm olan yaratıcı, Allah
– Her şeyin yaratıcısı olan, her şeyi hikmetle yaratan ve herbir şeye özel rahmet ve merhamet tecellîsi olan Allah.
...
halık-ı zülcelal
– Sonsuz büyüklük, haşmet sahibi olan ve herşeyi yaratan Allah
...
halk ağızı avlu (halk ağzı, halk dilinde)
– hayat, aşhane, hayat, avı, avlı, ayanı, ayat, karaltı, agıl, arbaz, sahn
...
Halk ağzı lokma
– tike, dilim
...
halk dilinde hamam
– yunak, ısıdam
...