– Olmamış, ham meyve (daha çok kavun, karpuz için)
– sf. Taşkınlık gösteren, yaramaz (kimse)
– sf. argo Aptal, sersem.
– Kavun.
– Kullanılmış, işe yaramaz şeyler.
– ...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
hışm
öfke, hışım.
...
hışmgin
öfkeli, hışımlı.
...
Hışmına uğramak
– birinden zulüm görmek.
– Birinin öfkesi, kızgınlığı kendisine yönelmek.
...
hısn
kale.
...
hışt
1 .kerpiç. 2.tuğla.
...
hıtap
– kömbe
...
hıtat
ülkeler, diyarlar.
...
hıtta
ülke, diyar.
...
hıyaban
cadde.
...
hıyanet
– Kutsal sayılan şeylere el uzatma, kötülük etme veya karşı davranma, hainlik, ihanet
– Güveni kötüye kullanma, aldatma, vefasızlık
...
hıyanetkar
hain.
...
hıyar
seçme hakkı.
...
Hıyar ağa (ağası)
Kaba, görgüsüz, saygısız (kimse).
...
hıyre
1.kamaşmış. 2.fersiz.
...
hıyreçeşm
1. .arsız, hayasız. 2.cesur, gözüpek.
...
hıyreser
sersem.
...
hız
– Çabukluk, sürat
– Bir hareketten doğan güç, şiddet
– Çaba, güç, gayret, takat.
– Alınan yolun harcanan zamana oranı, sürat.
...
Hız tespit eden cihaz
– radar
...
hızan
– Açgözlü.
– Miskin, tembel.
– Görgüsüz, sonradan görmüş (kimse).
– Cimri.
– Yoksul.
– bk. hozan
– Çiftleşmek isteyen hayvan.
– Aile, çoluk çocuk.
̵ ...
hızır
– `Birinin en sıkışık zamanında, beklemediği biri, yardımına yetişmek` anlamındaki Hızır gibi (imdadına veya yardımına) yetişmek deyiminde geçen bir söz
– Halk inanışlarına göre ölümsüzlüğ ...
Hızır gibi yetişmek
Bir kimse, bir başkasının sıkışık, çaresiz durumunda yardımına yetişmek.
...
Hızlı deniz taşıtı türü
– jet ski, sürat motoru, sürat teknesi, Hovercraft
...
hızölçer
– Motorlu araçlarda hız ölçüm aygıtı, takograf, takometre, takigraf.
– takimetre
– Sinema. Hız ölçen aygıt. (Bunun alıcıya takılan ve saniyedeki resim sayısını gösterenleri alıcıya e ...
hodkamlık
kendini düşünme.
...