– eksiksiz takım halinde
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
Tam tamına
– zarf. Bütünüyle, olduğu gibi, tamamı tamamına, tamı tamına
...
tamahkarlık
– Açgözlülük
...
tamamıyla
zarf. Tam olarak, büsbütün, baştan sona, külliyen, tümüyle, tamamen.
...
tamamlanış
– Tamamlanma işi
...
tamamlayıcı
– bütünleyici, bitirici, tümleç, mütemmim
...
tamamlayış
– Tamamlama işi
...
tamburacı
– Tambura çalan veya yapan kimse
...
tamir edilmek
onarılmak.
...
tamircilerin kullandığı ip yumağı andıran bez
– Üstüpü
...
tamtakır
– sıfat. İçinde bulunması gereken şeylerden hiçbiri bulunmayan, bomboş
...
Tamtakır kuru (kırmızı) bakır
“içi bomboş, içinde hiçbir şey yok.” anlamında.
...
tan ağartısı
– seher
...
tan kızıllığı
– fecir
– şafak bendi
...
tandır
– Yere çukur kazılarak yapılan bir fırın türü
– Bazı yerlerde, kışın ayakları ısıtmak amacıyla alçak bir masanın altına mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılan düzen
– Arapça. ...
tandırname
– Tandır başında oturulurken söylenen veya okunan masal
– Bilgisiz kimselerin inandığı saçma fikirler ve bu fikirlerin yazıldığı sanılan kitap
...
tanı
– tıp. Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis
...
tanıdık
– sıfat. Tanışılıp konuşulan (kimse), bildik, tanış
– Daha önceden bilinen, görülen, aşina
...
tanılama
– tıp. Tanılamak işi, tanı
...
Tanımadıktan gelmek (birini)
Onu tanıdığı halde tanımıyormuş gibi’ davranmak.
...
tanımak
-i Daha önce görülen, bilinen bir kimse veya şeyle karşılaşıldığında bunun kim veya ne olduğunu hatırlamak
-i Daha önce görmüş olmak, ilişkisi bulunmak, bilmek
-i Bir kimse veya şeyle ilgili, doğru ve ...
tanımlanmak
– (nsz) Tanımı yapılmak, tarif edilmek
...
Tanısızlık
– ruh bilimi. Duyularda herhangi bir bozukluk olmamasına rağmen sinir sisteminin belirli bir yerindeki doku bozukluğundan ileri gelen algı kaybı veya yokluğu, agnosi, agnozi
...
tanışma görüşme
– buluşma
...
Tanıt
– Tanıtlamaya yarayan belge veya herhangi bir şey, beyyine, hüccet
– felsefe. Öne sürülen bir şeyin doğruluğunu göstermede izlenen düşünce süreci
...