– Bir şeyin var olduğu kabul edilmek, farz olunmak
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
varsayım
– Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez
– İng. assumption, hypothesis
...
varsayım hipotez
– Farazi, faraziye
...
varsayımlı
– sıfat. Varsayıma dayanan
– farazi
...
varsayımsal
– sıfat. Bir varsayıma dayanan, farazi, hipotetik
– sayılgılı
– denencel
...
varsıl
– sıfat. Parası, malı çok olan, zengin, yoksul karşıtı.
...
varsıllık
– Zengin olma durumu, zenginlik
...
vasatlık
– Vasat olma durumu.
...
vasıf
– Nitelik
– bk. karakter
– Vasfeden, bildiren, öven.
...
vasıflanmak
– (nsz) Nitelenmek
...
vasıflılık
– Vasıflı olma durumu
...
vasıfsız
– sf. Niteliği olmayan, niteliksiz
...
vasıfsız işçi
– Niteliksiz işçi
...
vasıfsızlık
– Niteliksiz olma durumu.
...
vasıl
ulaşan, kavuşan, gelen.
...
vasıl olmak
ulaşmak, kavuşmak.
...
vasıta
1.aracı. 2.araç, alet.
...
vasıta-i cer
– Cer vasıtası, birşeyi herhangi bir menfaata vasıta yapma, alet etme.
...
vasıtalı
– sıfat. Araçlı
– sıfat. Dolaylı
...
vasıtasıyla
– zf. Yoluyla, aracılığıyla
...
vasıtasız
– sıfat. Araçsız
– zarf. Doğrudan.
...
vatandaşlık
– Yurttaşlık
...
vatansız
– sıfat, hukuk. Vatanı olmayan, haymatlos
...
vaybabamcı
– argo. Kalabalıkta hızla çarptığı kişiye kazayla çarptığını söyleyip özür dilerken karşısındakinin cüzdanını çekip alan kimse.
...
vaz-ı haml
doğum.
...