anılmak, hatırlanmak.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
Yadsıma
– Yadsımak işi, inkar.
– Bir yargıdan onun karşıtı olan yargıya geçme, nefiy.
– öne sürülen bir savı tanımama.
– Bir yanıtlayıcının, olan bir durumu değilleyici yanıtlar vermes ...
Yağ döksen yalanır
çok temiz, tertemiz bir (yer).
...
Yağcı yalaka
– huluskâr, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı
...
Yağcılık etmek (birine)
Ona dalkavukluk etmek, onun hoşuna gide cek sözler söylemek
...
yağı
– eskimiş. Düşman, hasım
– Rakip
– Kendisiyle karşılaşılan yumrukoyuncusu.
...
Yağışsız hava
– kurak
...
Yağız
– sf. Esmer, kara renkli
– Doru
– Yiğit
– Tavlı, bakımlı hayvan.
– Ters, huysuz, inatçı.
– Kara.
– Güzel.
– Doru
– Fr. Bis
...
Yağlayıp ballamak
Abartılı biçimde anlatarak övmek.
...
Yağlı balfı olmak (biriyle)
Onunla iliçkileri çok iyi olmak (Kars. Aralarından su sızmamak.)
...
Yağlı kuyruk
Kolay ve bol kazanç sağlanabilecek kişi ya da yer.
...
Yağlı müşteri
Para harcamaktan şekinmeyen, çok alışveriş yapan müşteri.
...
Yağlt kapı
çalıştırdığı kişilere hak ettiğinden çok para veren, maddi yardımda bulunan aile ya da kuruluş.
...
Yağma Hasana’ın böreği
Hakkı olmayan kişilerin bile üşüşüp yarar landıkları şey işin kullanılır.
...
Yahudi pazarlığı
– Alıcının bir şeyi çok ucuza almak, satıcının çok pahalıya satmak için yaptıkları sıkı pazarlık
...
yakalayıp çekerek almak
– kapmak
...
Yakanın üzerine dikilen kürk
– zagara
...
yakarış
– Yakarma işi, yakarı.
– din bilgisi. Tanrı’dan bir şey dilemek amacıyla söylenen söz, dua, münacat.
– tazarruat, tazarruname
– Sanatlı düzyazı ile Tanrı’ya yalvarı ...
Yakası açılmadık
Kimsenin bilip kullanmadığı (küfür, aşık saşık söz).
...
Yakasına asılmak (sarılmak, yapışmak)
Hesap sormak ya da istedi ğini almak için bir kimseyi sürekli rahatsız ötmek. (Kars. Ensesine yapışmak.)
...
Yakasını bırakmamak
istediğini alıncaya dek ısrar etmek; peşini bı rakmamak.
...
Yakasını kaptırmak (bir şeye, birine)
Kendisini bir şeyden, bir kimseden kurtaramamak.
...
Yakasını kurtarmak (bir şeyden, birinden)
Kötü bir işten ya da sıkıcı bir kimseden kurtulmak.
...
Yakayı ele vermek
Kaşamayıp yakalanmak, ele geçmek.
...
Yakayı kurtarmak (sıyrılmak)
istemediği halde bulunduğu bir yer den, tehlikeli bir isten, yapışkan birinden kurtulmak.
...