– Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).
– hlk. çıplak, kınından çıkmış
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
yalın ad
– db. Birleşik olmayan ve yapım eki almamış ad, yalın isim
– Birleşik olmayan ve yapım eki almamış bulunan ad
– İng. simple noun
...
yalın ayak
– sıfat: Ayakları çıplak
– zarf: Çıplak ayakla
...
yalın gösterişsiz
– sade
...
yalın kelime
– dil bilgisi. Anlamlı olarak daha küçük parçaya bölünemeyen, kök durumundaki kelime, basit kelime: Ev, gel, ayak gibi
...
yalın sıfat
– dil bilgisi. Birleşik olmayan ve yapım eki almamış sıfat
...
Yalın üretim
– Yapısında hiçbir gereksiz unsur taşımayan ve hata, maliyet, stok, isçilik, geliştirme süreci, üretim alanı, fire, müşteri memnuniyetsizliği gibi unsurların en aza indirgendiği üretim sistemi
...
Yalınayak başı kabak
üstte başka bir şey olmadan, çok perişan bir kılıkta.
...
yalınkat – yalın kat
– sıfat. İnce, tek katı olan
– Sağlam olmayan, dayanıksız
– Basit, derinliği olmayan, üstünkörü
...
Yalıtılmış
– izole
...
Yalıtım (YALITIM)
– Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma, tecrit, izolasyon
– Elektrik, ses ve ısı akımını engelleme, izolasyon
...
yalıtkan
– sf. fiz. Elektrik iletkenliği sıfır veya çok zayıf olan (cisim veya madde), izolatör, iletken karşıtı.
– Herhangi bir değmeyi, sürtünmeyi önlemek için elektrik iletkenlerini saran, koruy ...
Yalıtkan
– Mezarların bulunduğu yer, kabristan, gömütlük, sinle, sinlik, tahtalıköy, mezaristan, bamyatarlası
...
yalkın
– Yalgın
– Ilgım, serap.
– Aşı kalemiyle almaya ve aşılamaya elverişli ağaç, çiçek.
– Fr. Mirage
...
yalnız
– sf. Yanında başkaları bulunmayan
– zf. Yanında başkaları olmayarak
– zf. Yalnızca
– bağ. Ama
– a. ruh b. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.
̵ ...
yalnız kendini düşünen
– bencil, egoist, enai, ben, benci
...
yalnızca
– zarf. Yalnız olarak.
– zarf. Tek başına
– zarf. Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece
...
Yalvarıp yakarmak
çok yalvarmak.
...
Yamalı bohça
– Birbirine uymayan, tutarsız, uyarsız.
...
yan bakış
– Yan gözle bakma
– Ters bakma
...
Yana çıkmak (birinden)
Ona desteklemek; onun tarafından çıkmak, ona arka çıkmak
...
Yanağından kan damlamak
çok sağlıklı olduğu yüzünün renginden anlaçılmak; yüzünden kan damlamak.
...
yanardağ ağzı
– jeoloji. Yanardağın tepesinde, yamacında veya eteğinde arka arkaya patlamalar ve püskürtmelerle oluşmuş koni biçiminde delik, krater.
– fetha-i bürkân
– Yanardağın tepesinde, yamac ...
yanardağ ağzı gölü
– Kimi sönmüş yanardağların ağızları içinde oluşan çember biçimli göl.
– Lav çıkarmaksızın yalnız gaz ve komşu kayaçların parçalarını çıkaran patlamalarla oluşmuş, yanardağ ağzına benzer, ...
Yanardağ ifrazatı
– lav
...