– Yaygın olma durumu
– Belli bir dönemde bir hastalık veya parazitin görünme sıklığı, bir asalak türüyle enfekte olan balıkların, toplam incelenmiş olan balıklara yüzde oranı, prevalens, p ...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
yayık
– Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine
– sıfat. Yayılmış, yayvan.
– rührkübel
– Yoğurttan yağ çıkarmak için kullanılan ağaç araç.
...
yayılım
– Yayılma işi.
– top. b. Bir düşüncenin, kültürün belli bir noktadan başka birçok alana dağılması, difüzyon.
– Bir dalganın ya da parçacık akışının, kaynağından her yana akışı.
̵ ...
yayılma
– Yayılmak işi, intişar
– fiz. Işığın, bir kaynaktan çıkarak doğru çizgiler durumunda türlü yönlere dağılması.
– tıp: Organizmanın herhangi bir noktasında bulunan bir hastalığın orga ...
yayım
– Yayma işi.
– Kitap, gazete vb. okunacak şeylerin basılıp dağıtılması, neşir
– Herhangi bir eserin radyo ve televizyon aracılığıyla dinleyiciye, seyirciye ulaştırılması, neşir.
R ...
yayımcı
– Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayıma hazırlayan kimse veya kuruluş, yayıncı, naşir, tabi, editör
– Görsel ve yazılı basında yayıma hazırlama yetkisi olan kimse, editör.
– Her ...
yayımlanmak
– (nsz) Yayımlama işi yapılmak
...
yayın
– Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat.
– Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.
– Yazın
– Basılıp ortalığ ...
yayın kirişini gevşetmek
– yasmak
...
yayıncı
– Yayımcı
...
yayınevi
– Dergi, kitap vb.ni yayımlayan veya satan kuruluş
– Kitap, dergi gibi okunacak şeyleri basıp dağıtan yer.
...
yayınispi
– dil bilgisi. Nispet eki
...
yayınık
– sıfat, fizik. Pürüzlü yüzeyde yansıyan (ışık).
– münteşir
...
yayınım
– fizik. Yayınma.
– intişar-i ziya, teşaşür-i ziya, difüzyon
– Sinema/TV. Bir ışık demetinin hava moleküllerine, toz parçacıklarına, pürüzlü yüzeylere çarparak gelişigüzel dağılması ...
yayınma
– fizik. Işığın, pürüzleri bulunan bir yüzeyin her noktasında yansıyarak pek çok doğrultuda yayılması olayı, yayınım
– Doğrultulu bir ışınımın bir ortamdan geçerek ya da bir yüzeyden yansı ...
yayıntı
– Yayılmış, dağılmış şeyler.
– fizik. İçinde radyoaktif elementler bulunan bir kaptan yayılan gaz veya sıvı.
...
yaylı çalgılar
– çokluk. Yaylı sazlar.
...
yaylı sazlar
– çokluk. Keman, kemençe, viyolonsel vb. yayla çalınan çalgılar, yaylı çalgılar.
...
yaylım
– Yayılma, dağılma işi
– hlk. Yaylak, otlak.
– Erişte ve makarna kesmek için yoğrulup açılan hamur parçalarından her biri.
– Otlama, yayılma.
– Açıklık, düzlük.
– D ...
yaylım ateşi
– Birden çok ateşli silahın aynı zamanda ateş etmesi
– askerlik. Genellikle topla yapılan ateş, salvo.
– mecaz. Toplu olarak hücum etme.
– mecaz. Birine karşı yoğun olarak sözl ...
yaymacı
– Pazarlarda veya sokaklarda sergi açıp ufak tefek eşya veya hırdavat satan kimse
– Gezgin satıcı.
...
Yaz boz tahtasına çevirmek (bir şeyi)
– Bir konuda art arda birbirini tutmayan kararlar alınmak
...
yazar hakkı
– hukuk. Telif hakkı
...
yazarı bilinmeyen eser
– anonim, laedri
...
yazarlık
– Yazar olma durumu
– Yazarın yaptığı iş.
– müelliftik
– Yapıt yaratmayı kendine uğraşı yapma işi.
...