TR-Sözlük

(Eşanlam / Açıklama)

Arama Sonucu – " Dağ ı dil"

yığanak

– bk. yığınah, yığınak – Toplantı, topluluk. – Toplantı yeri. – Toplantı, küme, yığın, yığılmış, insan kalabalığı ...

yığılım

– Yığılma işi. – Bir satış yerinde satışa hazır bulundurulan malların tümü, istif, stok. – Bir gereksinimi karşılayacak maddeden çok miktarda yığma, istif, stok. – tıp Organiz ...

yığımlık

– ticaret. Satılmamış, istif edilmiş mal, stok – ekonomi. Bir sanayi dalında yararlanılan ham, işlenmiş veya yarı işlenmiş maddelerin tümü, stok ...

yığın

– Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe – Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle. – Toplumsal örgüt ya da amaç söz konusu olm ...

yığın kültürü

– toplum bilimi. Toplumsal yapı ayrılıkları gözetilmeksizin televizyon, radyo, sinema, basın vb. kitle iletişim araçlarıyla yaygınlaştırılan kültür ...

yığınak

– Bir şeyin biriktiği yer. – Bir şeyin bir yerde çokça birikmesi, tecemmu, tahaşşüt. – bit. b. Bir hücreli bitkilerin bir araya gelerek oluşturdukları küme. – Toplantı – ...

yığıntı

– Bir araya yığılmış şeyler kümesi. – Yıkıntı. – entalpi – Dizgenin yalnızca başlangıç ve son durumlarına bağlı olan, iç ısıya özdeş ısıl nicelik. ...

yığışım

– jeoloji. Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle, konglomera. – Yanardağın püsküren özeğinden fırlatılmış ya da köşeli lav ve komşu tortul parçalarından bileşik, genel olar ...

yığma

– Yığmak işi. – Toprakla doldurma tepe, hüyük. – Ceviz, badem vb. satılırken, taşırarak doldurulan ölçü. – Masa kasnağı ve benzeri eğmeçli mobilya elemanlarını küçük parçaların ...

yığmak

-e, -i Bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak. -i Biriktirmek -e, -i Toplamak, bir araya getirmek – Menetmek, engel olmak – Esirgemek, mahrum etmek. – Dileğini geri çevirmek &# ...

yığnak

– bk. yığanak – Fr. Masse – Fr. Mole ...

yıkama

– Yıkamak işi – kimya. Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme. – sinema. Film ...

yıkama yağlama

– Genellikle benzin istasyonlarında bulunan, otomobillerin yağ kontrollerini ve temizliğini yapan servis ...

yıkamaç

– Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti. – developatör – fotoğraf, sinema: Duyarkat üzerinde oluşan gizli görüntünün ortaya çıkmasını sağlayan ki ...

yıkamak

-i Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek -i, kimya. Çözünmeyen bir çökeltiden ayrılması istenen suda çözünür maddeleri, yıkama yoluyla temizlemek – Fotoğraf plaklarını belirtici ...

yıkım

– Yıkma işi. – Yok olmaya sebep olabilecek şey, büyük zarar, felaket – tıp. Vücuda verilen çeşitli ilaçların yol açtığı zarar. – biyoloji. Yadımlama. – biyoloji. İlaç vey ...

Yıkıntı

– Yıkılma, yıkım, mahvolma – Yıkılan bir şeyin parçaları, kalıntıları, enkaz – Virane – Ruhsal bakımdan yıkılma, yıkım, mahvolma ...


Bu site kaynak olarak "TDK Büyük Türkçe Sözlüğü" kullanmaktadır. Ancak Türk Dil Kurumunun resmi sitesi DEĞİLDİR!.
Eş Anlamlısı, halk dilinde, halk ağzı, ne denir, eski dilde, mecazen, bulmacada ..
TR-Sözlük © 2020