Onu çok kızdırmak.
...
Arama Sonucu – "Akdenizde bir ada"
Fitil olmak (birine)
Ona çok kızmak; öfkelenmek.
...
Fitil vermek (Birine)
Onu kızdırmak, kışkırtmak.
...
Fırsat vermek (tanımak) (bir şeye, birine)
Bir işi gerçekleştirmek için uygun durum hazırlamak; zaman vermek.
...
fırtınalı havada yağan dolu
– Osm. bered
...
Fıtık olmak (birine)
Ona çok kızmak, sinir olmak
...
fıtır sadakası
– din bilgisi. Fitre.
...
Frtık etmek (birini)
Onu çok kızdırmak ; sinirlendirmek.
...
FUNADAMA
Denizcileri ve balıkçıları koruduğuna inanaılan deniz tanrıçası
...
GADA
– Dert, keder, üzüntü, hastalık, bela
– Kardeş.
– Teyze.
– Ağabey
– Kaza, bela.
– Kadar.
...
GADAL
çorba karıştırmaya yarayan ağızsız kepçe
...
GADAT-BüKRE
Sabah vakti
...
Gafil avlamak (birini)
Onu habersiz ve hazırlıksız olduğu bir sırada bastırmak, güç duruma düşürmek.
...
Garaz bağlamak (birine)
Ona karşı düşmanca duygular beslemek; kin beslemek (bağlamak).
...
Gavur etmek (bir şeyi)
Onu işe yaramayacak duruma getirmek, zi yan etmek, n
...
Gebe bırakmak (birini)
Onu borçlu duruma getirmek.
...
Gebe kalmak (birine)
Ona borçlu durumda olmak.
...
Gem vurmak (birine) (duygularına)
1. Onun taşkın, aşırı .davranış larını önlemek, önleyecek girişimde bulunmak. -2. Duygularına ha kim olmak.
...
gemi zincirlerinin denizde birbirine dolanması
– Isparmaça
...
geniş bir koltuk türü
– Kanepe, berjer, çekyat
...
Geri çevirmek (bir şeyi, birini)
1. Onu kabul etmemek. -2. Onu geldiği yere göndermek.
...
Geri durmamak (bir şeyden)
O şeyi yapmaktan kaşınmamak. (Kars. Aşağı kalmamak.)
...
giysilere dikilen bir tür süslü şerit
– harç
...
Gizli tutmak (bir şeyi)
Bir olayı, bir haberi hiç kimseye duyurma mak, aşıklamamak.
...
Gıcık almak (kapmak) (bir şeyden, birinden)
Onun söz ve davranışlarından, kimi özelliklerinden hoşlanmamak; dahası sinirlenmek.
...