Ona, oraya arka arkaya taş atarak sal dırmak.
...
Arama Sonucu – "Akdenizde bir ada"
Tavır almak (takınmak, koymak) (bir şeye, birine)
Herhangi bir durum karşısında belirli bir davranış biçimini benimsemek.
...
Tavlada bir sayı
– Tek Sayılar: yek (bir), dü (iki), se (üç), car (dört), penç (beş), şeş (altı),
– Çift Sayılar: düyek (iki kere bir), dubara (iki kere iki), düse (iki kere üç), dücar ...
tavlada üç
– se
...
tedabir
çareler, tedbirler.
...
tedbir
– Önlem
– Hazırlık
...
Tedbir almak
bk önlem almak.
...
tedbir-i menzil
– İnsanın çoluk-çocuğuna karşı hareketlerinin nasıl olacağı ve ev idaresi ile ilgili husûslardan bahseden ilim
...
tedbiren
– zarf. Önlem olarak, önlem amacıyla
...
tedbirli davranma
– temkin
...
tedbirülmenzil
. ekonomi.
...
Tefe koymak (tefe koyup çalmak) (birini, bir şeyi)
Onu alay konusu yapmak, beğenilmeyecek yönleriyle anlatmak.
...
tek adam
– Teklik özelliğini gösteren kimse
– Lider
...
Tekbir
– Müslümanlıkta Tanrı’nın büyüklüğünü, yüceliğini anmak için söylenen ve Allahuekber sözü ile başlayan dua.
– Allah büyüklüğünü hatırlama ve Allahu ekber deme.
...
tekbir getirmek
Allahuekber demek.
...
Tekelinde olmak (bir şey birinin)
– herhangi bir şey tekeli altında bulunmak, elinde tutmak, inhisarında olmak
...
Tekeline (tekellerine) almak (bir şeyi)
1. Ona tek başına sahip olmak. -2. Düşünce, sanat gibi toplumsal konulardan kendi görüşünü geşerli tek görüş olarak egemen kılmak.
...
teknoloji adaptasyonu
– bk. teknoloji uyarlaması
...
Telaş atmak (birini)
Endişelenmek, kaygılanmak. Telaşa düşmek
...
teleradar
– Televizyon aracılığıyla radar görüntüsü alma işi
...
Temize çekmek (bir yazıyı)
Bir yazının karalamasını (müsveddesini) düzgün bir biçimde temiz olarak yeniden yazmak.
...
Temize çıkarmak (çıkartmak) (birini, kendini)
Onu, kendini bir suçlamadan kurtarmak; onun, kendinin suçsuzluğunu kanıtlamak.
...
Temize havale etmek (bir şeyi) (birini)
1. Sürüncemede kalan bir işi bitirivermek, kısa yoldan çözümlemek. -2, Mevcut yiyeceği bitirmek. -3. Onu öldürmek.
...
tepe tepe kullanmak (birini veya bir şeyi)
– sağlamlığına güvenilen şeyleri yıpranacağını düşünmeden, esirgemeden, sakınmadan hoyratça kullanmak
...
Tepeden bakmak (birine)
Onu küçümsemek, kendini ondan üstün görmek; yüksekten bakmak.
...