(Ar.) Er. I. Beyazıd zamanında Buharadan Bursaya hicret eden mutasavvıf.
...
Arama Sonucu – "Büyük su kabı"
en büyük timsah türü
– Tuzlu su
...
encapsulation
sarma
...
enclosures
kapsam
...
ENGiNSU
(Tür.) Er. – Açık deniz.
...
ERDURSUN
(Tür.) Er. – (bkz. Erdurmuş).
...
ERENSU
(Tür.) Er. – (bkz. Eren).
...
ERKSUN
(Tür.) Er. – Gücünü, kudretini göster.
...
ERSU
(Tür.) Er. – (bkz. Ersöz).
...
ERSüN
Küçük kömür küreği
...
ERSUNAL
(Tür.) Er. – (bkz. Ersu).
...
ERSUSA
Kavuk
...
eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek (veya koymak)
– bir şeyi birinin aklına getirmek
...
eşek hoşaftan ne anlar (suyunu içer, tanesini bırakır)
– “bilgisiz, görgüsüz kimse ince, güzel şeylerin zevkine varamaz, değerini ölçemez” anlamında kullanılan bir söz
...
Eşek sudan gelinceye kadar dövmek (birini)
Onu uzun bir süre iyice dövmek.
...
eski dilde ev avlusu
– peşkir
– kaa
...
eskiden kullanılan uzaklık ölçüsü
– fersah
– endaze
– arşın
...
esma-i mevsule
– Vasleden isimler.
– Manası kendisinden sonra gelen cümle içinde açıklanan ve bu cümleyi kendinden sonra gelen cümleye bağlayan kelimelerdir.
...
Esrar kumkuması (kutusu, küpü)
Neyin nesi olduğu, ne ile uğraştığı bilinmeyen kimse işin söylenir.
...
ESUK
Deli koyun
...
eşyönsüz
– Özellikleri, içindeki doğrultuya göre değişen (ortam).
– Değişik yönlerde değişik özellikler gösteren.
– genel uygulayım: Özellikleri, içindeki doğrultuya göre değişen, değişik yön ...
Etliye sütlüye karışmamak
– Kendini ilgilendirmeyen işlere karışmamak.
– Kendi halinde yaşamak.
...
ev havlusu
– kaa
...
Fasulye gibi kendini nimetten saymak
Kendine aşırı bir değer ver mek.
...
FASUR
Gümüş tabak
...