gaspedilmiş.
...
Arama Sonucu – "Büyük su kabı"
mağşuş
karışmış.
...
mahsub
hesap edilen.
...
mahsuben
– zarf. Hesaba geçirilerek, alacağa sayılarak, hesabına sayılmak üzere
...
mahsul
– Ürün
– Verim.
– mecaz. Ortaya çıkan, elde edilen şey
...
mahsulat
– Ürünler
– Ortaya çıkan, elde edilen şeyler
...
mahsuldar
– sıfat. Verimli
...
MAHSUN
(Ar.) Er. – Güçlendirilmiş, güçlü.
...
MAHSUNE
(Ar.) Ka. – Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş.
...
mahsup
– sıfat, eskimiş. Hesap edilmiş, hesaba geçirilmiş.
– sayışma
...
mahsur
kuşatılmış.
...
mahsur kalmak
– bir yerden çıkamamak
– kuşatılmak, sarılmak, çevrilmek
...
mahsus
– sf. Özgü
– Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır
– Özel
– zf. Özellikle
– zf. Bilerek, isteyerek, kasten
– zf. Şakadan
– sf. Duyulan, anlaşılan, hissedi ...
mahsusen
– zarf. Özellikle
...
mahsusluk
– Mahsus olma durumu, özellik, özgülük.
...
mahsustan
– zarf. İsteyerek, özellikle
...
MAHSUT
(Ar.) Er. – Hasat edilmiş, ekini biçilmiş. Biçilmiş ekin.
...
maksud
istenilen, maksat.
...
MAKSUDE
(Ar.) Ka. – (bkz. Maksud).
...
MAKSUM
(Ar.) Er. – Ayrılmış, bölünmüş. Kısmet. Rızk-ı Maksum; Allah tarafından takdir edilmiş rızık.
...
MAKSUME
(Ar.) Ka. – (bkz. Maksum).
...
MAKSUR
(Ar.) Er. 1. Kasrolunmuş, kısaltılmış, kasılmış. 2. Alıkonulmuş. Bir şeye ayrılmış.
...
MAKSURE
(Ar.) Ka. – (bkz. Maksur).
...
maksut
– sıfat, eskimiş. İstenen, niyet edilen, güdülen, amaçlanan.
– Ulaşılması istenilen şey, istek, emel.
...
manda yavrusu
– malak, balak
...