– sıfat. Erkeğe yakışan
– zarf. Mertçe
– Türlü işlerde kullanılan, silindir biçiminde araç
– Kalın oklava
...
Arama Sonucu – "Bakır, nikel ve çinko dan oluşan sacdan dişli araç"
mesleki eğitim almadan uzman olan kişi
– Alaylı
...
mesudane
– zarf. mesutça, bahtiyarlıkla.
...
meydan
– Alan
– Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri
– Bulunulan yer ve çevresi, ortalık
– Fırsat, imkân veya vakit.
– Mevlevi tekkelerinde ayin yapılan yer.
...
Meydan (birine) kalmak
Ona engel olacak hiçbir şey kimse bulunmamak, onun rahatça hareket edebileceği bir ortam oluşmak.
...
Meydan bırakmamak
bk. Meydan vermemek.
...
Meydan bulamamak
Fırsat bulamamak.
...
Meydan dayağı
– Ceza olarak açıkta ve kalabalık içinde suçlulara atılan dayak
– Bir kimseyi herkesin gözü önünde dövme.
...
meydan dayağı atmak
– kalabalık içinde iyice dövmek
...
Meydan kalmamak
Bir şeyin yapılmasına fırsat olmamak
...
meydan korkusu
– tıp. Alan korkusu
...
meydan muharebesi
– askerlik. Meydan savaşı
...
Meydan okumak
Kendisinin daha üstün olduğunu ileri sürerek baş kalarını karşılaşmaya şağırmak
...
meydan sazı
– müzik. On iki teli olan, sesinin yüksekliği sebebiyle açık yerlerde çalınmaya uygun, halk ozanlarının kullandığı en büyük saz, divan sazı.
– İri gövdeli, kısa saplı, on iki telli, yüksek ...
Meydan vermemek (bırakmamak) (bir şeye)
Kötü bir durumun yaratılmasına fırsat vermemek
...
Meydana atmak
bk. Ortaya almak.
...
Meydana çıkmak
1. Bir durumun herkesçe bilinir duruma gelmek. -2. Bir kimse gizlenmekten vazgeçip herkesin arasına çıkmak. -3. Bir ” kimse bir iş için kendini göstermek. -4. Yetişmek, büyümek. (Kars. Ortaya çıkmak ...
Meydana dökmek
bk. Ortaya dökmek.
...
Meydana gelmek
Olmak, oluşmak, yapılıp bitirilmek.
...
Meydana getirmek
Oluşturmak,, yapıp bitirmek.
...
Meydana koymak
bk. Ortaya koymak.
...
Meydana vurmak (bir şeyi)
Onu belli etmek, ortaya çıkarmak
...
meydancı
– Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli
– Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse
– Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını dü ...
meydancık
– Küçük meydan
...
Meydanda kalmak
bk Ortada kalmak.
...