– Püskürük magmaların, soğurdukları kültelerin etkisi altında, birleşimlerinden oluşan başkalaşım. ...
Arama Sonucu – "Bakır oluşn gümüş görmümndeki bir alaşım"
icabına bakmak (bir şeyin, birinin)
– gereğini yerine getirmek
– bir kimseyi yok etmek, ortadan kaldırmak ...
içi çekmek (bir şeyi)
– Bir şeye karşı içinde istek duymak. (Kars. Canı çekmek, gönlü çekmek.) ...
içi dışı bir
– Düşündüğünü açıkça söyleyen, gizli bir düşüncesi olmayan, ikiyüzlü olmayan, özü sözü bir ...
içi götürmemek (dayanmamak) (bir şeyi)
– Acıklı bir duruma dayanamamak; yüreği dayanmamak
– Onu kıskanmak
– Vicdanı el vermemek. ...
içinde bir şeyler öğütülen kap
– havan ...
içinden geçirmek (bir şeyi)
Onu düşünmek, tasarlamak. ...
içini aşmak (birine)
– derdini anlatmak, içini dökmek ...
içli dışlı olmak (biriyle)
– karşılıklı olarak candan ve içten davranmak, teklifsiz görüşmek ...
ifadesini almak (birinin)
1. Onu sorguya çekmek. -2. Onu dövmek, hırpalamak. -3. Onu yenmek, ona üstün gelmek. ...
ifrata vardırmak (bir şeyi)
– bir şeyin ölçüsünü kaçırmak ...
ifrit etmek (birini)
Onu çok öfkelendirmek, kızdırmak (Kars. çileden çıkarmak.) ...
ifrit olmak (kesilmek) (birine, bir şeye)
Ona çok kızmak, öfkelenmek. (Kars. çileden çıkmak.) ...
iftira atmak (etmek) (birine)
On asılsız ve kasıtlı bir suç yüklemek (Kars. Kara çalmak.) ...
iğBiRAR
Gücenme ...
iğbirar
kırılma, alınma, gücenme. ...
ihtimal vermemek (bir şeye)
Onun gerçekleşebileceğini düşünmemek, sanmamak. ...
ihtimam göstermek (birine, bir şeye)
– özen göstermek, dikkatle davranmak ...
ihtiram birliği
– Tören birliği
– Devlet büyüklerini, yüksek makamlardaki kumandanları karşılamak ve uğurlamakla görevli birlik, ihtiram birliği, ihtiram kıtası, onur kıtası ...
ihtiyaç duymak (hissetmek) (bir şeye, birine)
– bir kimseyi veya bir şeyi gerekli saymak ...
ihtiyati tedbir
– İlerisi düşünülerek alınan önlem
– hukuk. Yargılama öncesi yasal organlarca alınan önlem ...
iki arada bir derede
Sıkışık durumda bile bir fırsat bularak, olanak yaratarak. – ...
iki arada bir derede kalmak
çok güç bir durumla karşı karşıya gelmek. ...
iki ayağını bir pabuca sokmak
Bir kimseyi bir işi hemen yapıp bitir mesi işin sıkıştırmak, zorlamak ...
iki dinle bir söyle
– `çok konuşmak doğru değildir` anlamında kullanılan bir söz. ...