– Güzel ve özenli giyinenler ...
Arama Sonucu – "Bakır oluşn gümüş görmümndeki bir alaşım"
iki dirhem bir şekirdek
özenli giyinmiş (kimse). ...
iki lafı bir araya getirememek
bk. iki sözü bir araya getirememek. ...
iki paralık etmek (birin)
Söz ya da davranışlarıyla bir kimsenin de ğerini, itibarını düşürmek ...
iki rahmetten biri
(çok ağır hastalar işin) “Ya sağlığına kavuşsun, ya da ölüp kurtulsun’ anlamında söylenir. ...
iki seksen uzatmak (birini)
Onu sert bir vuruşla yere sermek ...
iki sözü (lafı) bir araya getirememek
Söylemek istediklerini düzenli bir biçimde dile getirememek ...
iki ucunu bir araya getirememek (bir şeyin)
1. Gelirle gideri denkleştirememek. -2. işleri yoluna koyamamak ...
iki yakası bir araya gelememek
Geçim sıkıntısından bir türlü kurtulamamak. ...
ikide bir, ikide birde
Sık sık. ...
İkide birde
– zf. İkide bir ...
ikisi de bir (aynı) kapıya çıkar
(Söz ve davranışlar işin) “Her ikisi de aynı sonuca varır.” anlamında. ...
ileri almak (bir şeyi)
1. öne almak. -2. Daha üstün bir yere geçirmek. ...
ileri gelmek (bir şeyden)
– oluşmak, meydana gelmek
– neden olmak
– bağlı bulunmak ...
ileri sürmek (bir şeyi)
– öne doğru yürütmek
– bir düşünceyi veya tasarıyı önermek, serdetmek ...
ilgi beslemek (bir şeye, birine)
– Ona karşı içinde merak duymak; alaka beslemek. ...
ilgi çekmek (bir şey, bir kimse)
ilgiyi üzerinde toplamak; alaka çekmek. ...
ilgi duymak (bir şeye, birine)
– bir işe, bir olaya, bir kimseye önem vermek, yakınlık duymak ...
ilkel bir silah
– ok, kılıç, mızrak ...
illallah demek (bir şeyden, birinden)
Ondan iyice bıkmak, ona kat lanamaz duruma gelmek. ...
ilmini almak (bir şeyin)
Bir işin en ince yönlerini bile öğrenmek. ...
iltimas geçmek (birine)
Onu kayırmak, ona hakkından fazlasını vermek. ...
imlaya getirmek (bir şeyi)
Onu yola getirmek, düzeltmek. ...
imtihana çekmek (birini)
Bilgisini ölçmek, onu sınamak, denemek. ...
ince gümüş tel
– sırma, gelin teli ...