Onu, o şeyi yapmak zorunda bırakmak, yükümlü kılmak.
...
Arama Sonucu – "Belli bir topluluğa özgü işaret"
Medinenin bir diğer adı
– Yesrib
...
mekanize birliği
– askerlik. Savaş ve ulaştırma araçlarıyla donatılmış birlik
...
merak etmek (bir şeyi)
– anlamak veya öğrenmek istemek
– kaygılanmak
...
Merdiven dayamak (bir yaşa)
Belli bir yaşa basmak ya da yaklaş mak.
...
Meşgul olmak (bir şeyle, biriyle)
1. Vaktini o işe (şeye) vermek. -2, Onunla uğraşmak. -3. Onunla oyalanmak.
...
Mesul tutmak (birine)
bk Sorumlu tutmak.
...
Metelik vermemek (Bir şeye)
Ona değer, önem vermemek, aldırış etmemek. ‘
...
Metrenin milyonda biri
– mikron
...
Meydan (birine) kalmak
Ona engel olacak hiçbir şey kimse bulunmamak, onun rahatça hareket edebileceği bir ortam oluşmak.
...
Meydan vermemek (bırakmamak) (bir şeye)
Kötü bir durumun yaratılmasına fırsat vermemek
...
Meydana vurmak (bir şeyi)
Onu belli etmek, ortaya çıkarmak
...
Meydandan kaldırmak (bir şeyi)
Onu saklamak, gizlemek, yok et mek; ortadan kaldırmak.
...
Meydanı (bir şeye, bir kimseye) bırakmak
1. Savunduğu şeyden vazgeçmek -2. Yarışmadan çekilmek
...
mezgitgillerden bir balık
– gelincik
– marina
...
mezgitgillerden bir balık
– gelincik
– morina
...
Midesi bulanmak (bir şeyden)
1. Kusacak duruma gelmek. -2. iğ renmek, tiksinmek. -3- içkillenmek, kuşkulanmak
...
Mideye indirmek (bir yiyeceği)
Onu büyük bir iştahla yemek; göv deye indirmek.
...
Mim koymak (bir şeye)
1. Unutulmaması için işaret koymak. -2. Uy gun görülmeyen davranışını tekrarlamaması için bir kimseye uyarıda bulunmak. -3. önemli görerek üstünde ısrarla durmak.
...
Minnettar katmak (birine)
iyiliği dokunan kimseye karşı gönlünde te şekkür duygusu beslemek.
...
Moral vermek (birine)
bir kimsenin ruhsal direnme gücünü artırmak, cesaretlendirmek, yüreklendirmek
...
muabbir
rüya yorumcusu.
...
Muaf tutmak (birini, bir şeyden)
Ona bir ödev ya da yükümlülük ko nusunda ayrıcalık tanımak
...
mübelliğ
– Bir emri veya haberi yerine ulaştıran, bildiren, tebliğ eden
– din. Büyük câmilerde cemâatle namaz kılınırken imamın söylediklerini yüksek sesle tekrar etmek sûretiyle son cemâat yerinde ...
mücbir
– Ar. mucbir
– sf. esk. Zorlayan, zorlayıcı, icbar edici.
...