1. Bir kimseyi sürekli tedirgin etmek -2. Yıkı mına neden olmak -3. Bir kimseden sürekli olarak para sızdırmak
...
Arama Sonucu – "Belli bir topluluğa özgü işaret"
Yol göstermek (birine)
Ona herhangi bir konuda neler yapması, na sıl yapması gerektiği konusunda akıl vermek; örnek olmak, kılavuz luk etmek.
...
Yola getirmek (birini)
Davranışlarını düzeltmesini, uslanmasını sağlamak (Kars. Başa çıkmak.)
...
Yolu düşmek (bir yere)
O yer yolu üzerinde bulunmak, oraya uğra mak.
...
Yön vermek (birine, bir şeye)
Ona yeni bir biçim ve düzen vermek; istikamet vermek
...
Yörüngesine oturtmak (bir işi)
– yapma uydu uzayda istenilen yörüngede hareket etmek
– mec. bir iş yoluna girmek.
...
Yük olmak (birine)
1. Bir kimseyi, başka birinin masrafını ödemek durumunda bırakmak. -2. Güç bir işi başkasına yaptırıp onu sıkıntıya sokmak.
...
Yukarıdan aşağı süzmek (birini)
Bir kimsenin her yanına dikkatlice bakmak
...
Yukarıdan bakmak (birine)
bk Tepeden bakmak.
...
yüklem birliği
– dil bilgisi. Yüklem grubu
...
Yüksekten bakmak (birine)
bk. Tepeden bakmak.
...
Yuları birinin elinde olmak
O kimsenin her şekilde denetiminde, bo yunduruğunda olmak, ona bağımlı olmak
...
Yüreği dayanmamak (bir şeye)
Herhangi bir acıklı durum karşısın da büyük bir act duymak; işi dayanmamak.
...
Yürek Selanik (birinde)
– (şaka yollu) çok korkak (kimse)
...
Yüz aklığıyla (yüzünün akıyla) çıkmak (bir işten)
Bir işi kendisinden beklendiği gibi eksiksiz ve başarılı bir biçimde yapıp bitirmek.
...
Yüz bulmak (biri, birinden)
1. Ondan yakın ilgi ve destek görmek. -2. Ondan şımarmasını, yaramazlık yapmasını hoş görecek kadar ilgi ve yakınlık görmek.
...
Yüz çevirmek (birinden)
– Ona karşı gösterdiği yakın ilgi ve desteği kesmek.
...
Yüz vermek (birine)
1. Ona ilgi ve yakınlık göstermek. -2. Ona hoş görülü davranmak, onu şımartmak.
...
yüzde işareti
– matematik. Oranlamanın yüz sayısı ile yapıldığını gösteren işaret (%)
...
Yüze gülmek (biri) (bir şey)
1. Yapmacık olarak güler yüz göster mek. -2. iş aşan, ferahlık veren bir görünüşü olmak.
...
Yüzü tutmamak (bir şey söylemeye)
– haklı da olsa karşısındakini kıracak bir davranışta bulunmaktan çekinmek
– utanmak
...
Yüzüne vurmak (çarpmak) (bir suçu, kabahati)
Kabahatini, kusurunu yüzüne karşı söyleyip ayıplamak, kınamak
...
Yüzünün akıyla çıkmak (bir işten)
Yüz akıyla çıkmak.
...
Yüzüstü bırakmak (birini) (bir şeyi)
– birini yapayalnız, kimsesiz, kötü bir durumda bırakmak
– bir işi zamanında yapmayıp savsaklamak, olduğu gibi bırakmak, ihmal etmek
...
Zahmete sokmak (birini)
– birine yorgunluk vermek veya masraf ettirmek
...