Onu çok yormak, güçsüz düşürmek.
...
Arama Sonucu – "Bir amaca erişmek için izlenen yol"
Piç etmek (bir işi)
O işi çıkmaza sokmak, onun tadını kaçırmak.
...
Pire için yorgan yakmak
Küçük bir zarardan kurtulmak için daha büyük zarara yol açacak davranışta bulunmak; pireye kızıp yorganı yakmak.
...
Pislik götürmek (bir yeri)
O yerin her yanı çok pis olmak.
...
Piyango vurmak (birine)
1. Piyangoda ikramiye kazanmak. -2. Beklenmedik bir yerden büyük bir kazanç elde etmek. -3. Pek hoşlanmadığı bir işi onun yapması kesinleşmek.
...
Posta etmek (birini)
1 .Görevliyi başka bir resmi işyerinde çalışma ya zorunlu kılmak. -2. Gönülsüz de olsa bir kimseyi başka birine tes lim edip bir yere göndermek.
...
Posta koymak (atmak) (birine)
Onu korkutmak (Kars. Gözdağı ver mek, kafa tutmak.)
...
Postu sermek (bir yere)
Kısa bir süre işin gittiği yerde daha uzun süre oturup kalmak. (Kars. Abayı sermek.)
...
radyobiyoloji
– biyoloji, fizik. X ışınlarının canlı dokular üzerindeki etkisini inceleyen bilim, radyofizyoloji
– Fransızca. radiobiologie
...
radyofizyoloji
– biyoloji, fizik. Radyobiyoloji
– Fransızca. radiophysiologie
...
radyolog
– Işın bilimci.
– Tanı ve tedavide iyonlaştırıcı ışınım kullanan uzman
– Röntgen vb. araçlarla teşhise yardımcı olacak resimler, filimler çeken ve bunlara bakarak hastalığın durumu h ...
radyoloji
– Işın bilimi
– Fransızca. radiologie
...
Rafa kaldırmak (koymak) (bir şayi)
Bir işle artık uğraşmaz olmak, bir kenara itmek
...
Rahat yüzü göstermemek (birine)
Onu süreli olarak rahatsız etmek.
...
Rahmet okutmak (biri ötekine)
Bu, öncekinden daha kötü şakmak, öncekini aratmak.
...
Rast gelmek (birine) (bir şeye)
1. O kimseyle karşılaşmak. -2. O şey düşünülmediği halde kendisini bulmak. -3. Bir iş isteğine uygun olmak. -4. Atılan şey hedefini bulmak.
...
Rast getirmek (bir şeyi)
1. O şeyin rast gelmesini sağlamak. -2. O zamanı kollamak. -3. Aranmakta olan şeyi ya da kimseyi umulmadık bir yer ve zamanda bulmak -4. Uygun getirmek, başarılı kılmak.
...
Rayına koymak (oturtmak) (birisi)
1. işleri belli bir düzene sok mak -2, işlerin yolunda, tıkırında gitna/e bağlamasını sağlamak; yö rüngesine oturtmak.
...
rendelenerek kullanılan sert bir peynir türü
– Parmesan
...
Renk katmak (vermek) (bir şeye)
Onu renklendirmek, onun tekdüzeliğini ortadan kaldırmak, ona neşeli ve canlı bir özellik kazandırmak.
...
renksiz bir gaz
– metan, siyanojen, metil amin, metan, karbondioksit
...
Reva görmek (bir davranışı birine)
bir davranışı, bir olayı bir kimse için uygun görmek
...
riyolit
– jeoloji. Granitle aynı kimyasal yapıda, içinde mikrolitler olan kayaç, liparit.
...
romanya para birimi
– ley
...
rublenin yüzde biri
– kapik
...