istenmeyen, hoş olmayan bir davranışla kar şılaşmak. ...
Arama Sonucu – "Bir nesneyi tasarlamak "
Helak etmek (birini, kendini)
1. Onu öldürmek, ortadan kaldırmak -2. Onu çok yormak, bitkin duruma getirmek. ...
Hele bir
“Yap da göreyim, bak o zaman sana gösteririm.” anlamında tehdit sözü. ...
Hep bir ağızdan
– zf. Toplu olarak (söylemek, konuşmak). ...
Her kafadan bir ses çıkmak
Bir konuda konuşurken herkes aynı anda düşüncesini söylemek.. ...
herhangi bir kimse
– birisi ...
herhangi bir malı maliyetinin altında satmak
– damping ...
herhangi bir sıradan
– bayağı, alelade, amiyane, adi ...
Hesaba almak (katmak) (bir şeyi, birini)
Onu göz önünde bulun durmak, düşünmek; önemsemek. ...
Hesap etmek (bir şeyi)
1. Onu hesaplamak. -2. Onu kendi kendine tartışıp düşünmek. ...
Hesap sormak (birine, birinden)
Bir kimseyi yaptıklarından dolayı sorguya çekmek. ...
Hesaptan düşmek (bir şeyi, birini)
1. Bir alacağı ya da borcu hesaptan çıkarmak. -2. Bir şeyi, bir kimseyi yok saymak. ...
Hevesini almak (bir şeyden)
istediği şeyi elde etmiş olmak. ...
hiçbir işe yaramayan
– artık, atık, boş, gereksiz
– çerik çürük ...
Hint müziğine özgü telli bir çalgı
– Sarangi, Vina ...
Hisse çıkarmak (bir şeyden)
1. Kendisiyle ilgili bir yön bulmak. -2. Pay çıkarmak. ...
Hissi vermek (uyandırmak) (bir şey)
O şey sözü edilen şeye ben zer bir duygu uyandırmak, o izlenimi uyandırmak. ...
Hıncını (birinden) çıkarmak (almak)
öfkesini başkasına kötü davranarak çıkarmaya çalışmak, öcünü (ondan) almak. ...
Hırsını çıkarmak (birinden, bir şeyden)
öfkesini bir başkasına ya da bir başka şeye sataşarak yenmeye çalışmak. ...
Hor bakmak (hor görmek) (bir şeye, birine )
Ona değer vermemek; aşağı görmek. ...
Hor kullanmak (bir şeyi)
Onu hırpalarcaşına kullanmak ...
Hor tutmak (birini)
Bir kimseye karşı kalbini kırarcasına davranmak. ...
Hortumlu bir hayvan
– Tapir, fil ...
Hoş görmek (bir şeyi, birini)
Bir kimsenin kusurunu anlayışla karşı lamak ...
Hoş tutmak (birini)
Ona iyi davranmak, onu kırmaktan, incitmekten kaşınmak ...