Kolay kolay kurtulamayacak biçimde sımsıkı tutmak (bağlamak). ...
Arama Sonucu – "Bir nesneyi tasarlamak "
Kısmet (kısmeti) çıkmak (birine)
(Kız, kadın işin) Evlenmek amacıy la istenmek. ...
Kıtır kıtır kesmek (doğramak) (birini)
Onu acımadan öldürmek. ...
kıymet, bir şeyin değeri
– paha, valör ...
Kızağa çekmek (birini)
Onu etkin görevinden alıp edilgin bir göreve vermek. ...
Klasik bir çengel bulmacada, bir kutucukta en fazla kaç farklı soru sorulur?
– 2 ...
Klasik türk müziğinde bir makam
Acemaşiran
Acemaşiraneviç
Arazba
Arazbar
Arazbarcanfeza
Bayati
Buselik
Buselikhisar
Canfeza
Evcara
Eviç
Hisar
Irak
Isfahan
Karcığar
Mahur
Maye
Neva
Nikriz
Rehavi
Saba
Suzidilara
Suzinak
Uzzal
Zavil ...
Kodese tıkmak (birini)
Onu hapishaneye sokmak. ...
Kökünden faydanalınan bir bitki
– ratanya ...
Kolaşan etmek (bir şeyi)
Neler olup bittiğini anlamak için etrafı do laşmak. ...
Koltuk çıkmak (birine)
Onu desteklemek, ona para yardımında bu lunmak. ...
Komalık etmek (birini)
1. Onu kıpırdayamaz duruma getirinceye ka dar dövmek. -2. Onu çok sinirlendirmek. ...
Komaya sokmak (birini)
Onu ne yapacağını bilemez-duruma getir mek, şaşırtmak. ...
komşu bir ülke
– Rusya, iran, ırak, suriye, bulgaristan, yunanistan, gürcistan, romanya, ukrayna ...
Korku vermek (bir şey, birine)
Onu korkutmak. ...
Kötek atmak (çekmek) (birine)
Onu dövmek; dayak atmak. ...
Kötek yemek (birinden)
Dövülmek; dayak yemek. ...
Kötüye kullanmak (bir şeyi)
– yetkisini yasalara aykırı yolda kullanmak
– birinin iyi davranışından istenilmeyen yolda yararlanmak ...
Koz vermek (birine)
Ona elverişli durum sağlamak, başarı olanağı tanımak. ...
kozmetikte kullanılan şifalı bir bitki
– Aloevera ...
Kozunu paylaşmak (biriyle, birbirleriyle)
Aralarındaki anlaşmazlığı güç üstünlüğüne dayanarak sona erdirmek. ...
Kucak açmak (birine)
– Korumak
– sığınacak yer vermek ...
Küçük görmek (birini)
Ona değer vermemek, onu küçümsemek. ...
küçük su birikintisi
– gölcük, azmak, gölet ...
Kukla gibi oynatmak (birini)
1. Ona her istediğini yaptırmak. -2.-Bir, kimseyi istediklerini yapıyor görünüp oyalamak, aldatmak. Kukumav gibi ...