– akita
...
Arama Sonucu – "Bir nesneyi tasarlamak "
Japonyada bir yanardağ
– Akagi, Asama, Aso, Fuji, Haku, Nishinoshima (Ogasawara), Ontake, Sakurajima, Unzen, Yōtei
...
jüpiterin bir uydusu
– İo, Europa, Ganymede, Callisto
...
Kabahat bulmak (birine) (bir şeye)
1. O kimsede suç, kusur ara mak. -2. Bir şeyde eksik bir yan, kusur aramak.
...
Kabahati (birine) yüklemek
Suçu başkasının üzerine atmak, ona ifti ra etmek
...
kabir
– mezar
...
Kabir azabı (çekmek)
çok sıkıntı (çekmek).
...
Kabir suali
Ayrıntılı, bıktırıcı sorular; ahret suali.
...
Kadınlar hamamına dönmek (bir yer)
Herkes aynı anda konuştuğu için gürültülü bir ortam oluşmak Kadidi çıkmak
...
Kafa tutmak (birine)
– boyun eğmemek, karşı gelmek, diklenmek
...
Kafası almamak (bir şeyi)
1. Onu anlayamayacak durumda olmak. -2. Onun olabileceğine inanmamak, -3. Onu anlayamamak, kavrayamamak; havsalası almamak.
...
Kafası bozulmak (bir şeye, birine)
Ona kızmak, öfkelenmek, sinir lenmek.
...
Kafasına koymak (bir şeyi)
– kararını önceden vermiş olmak, önceden şartlanmak, bir şey yapmaya kesin karar vererek zamanını beklemek
...
Kafasından çıkarmak (bir şeyi, birini)
Onu unutmak, ondan vazgeçmek; aklından çıkarmak.
...
Kafasını kaldırmamak (bir şeyden)
Hep o şeyle meşgul olmak; ba şını kaldırmamak.
...
Kafayı takmak (bir şeye)
Hep onu düşünmek, onunla uğraşmak (Kars. Aklı takılmak.)
...
Kafese koymak (birini)
1. Onu aldatıp çıkar sağlamak. -2. Onu hapse sokmak.
...
Kağıda dökmek (bir şeyi)
Onu yazmak, yazıya geçirmek.
...
Kalayı basmak (birine)
Ona küfür etmek, sövmek.
...
Kalbini (birine) açmak
– yüreğini açmak
– Duygu ve düşüncelerini ona söylemek.
...
Kalıbını basmak (bir şeye)
Onun doğruluğuna, öyle olduğuna tanık lık etmek.
...
Kamış atmak (bir şeye), (birine)
1. Olumlu yönde gelişen bir işi bozmak. -2. Onu kandırmak, aldatmak.
...
Kan kusturmak (birine)
Ona çok eziyet şektirmek.
...
Kan tutmak (birini)
1. Kanı görünce bayılmak. -2. (Adam öldüren işin) Donup kaldığı için kaçamamak, çok geçirmek.
...
Kanadı altına almak (birini)
Onu korumak, himaye etmek
...