1. Onu öldürmek ortadan kaldırmak. -2. Onu perişan edecek bir düzen kurmak.
...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
Değerli bir maden
– altın
...
Değerli bir taş
– Akik, Elmas, Kuvars, Akuamarin, Beril, Kehribar, Malahit, Mercan, Obsidyen, Opal, Safir, Zümrüt, Yakut, Yeşim
...
değerli lifli bir bitki
– rami
...
Deli olmak (bir şeye)
1. Ona kendinden geşercesine bağlanmak onu çok sevmek -2. O şeyden ötürü çok sinirlenmek
...
Delik deşik etmek (bir şeyi, birini)
1. Bir şeyin her yanında delikler açmak -2. Yaralayıcı bir aletle bir canlının vücudunda birçok yara açmak.
...
Dem vurmak (bir şeyden)
Bir konudan söz etmek
...
deneme türünün ilk temsilcisi
– Montaigne
...
Derdine düşmek (bir şeyin)
1. Yersiz bir hevese kapılmak. -2. Yapılması gereken bir şeyi gerçekleştirmenin yollarını aramak
...
Ders (dersini) vermek (birine)
1. Sert bir karşılıkla onu yola getir mek, sert davranmak, azarlamak. -2. Oyunda yenmek.
...
Ders almak (bir şeyden)
Genellikle kötü bir olaydan yararlı sonuç çıkarmak; ibret almak.
...
Ders olmak (bir şey, birine)
O şey bir kimse işin öğretici bir örnek oluşturmak; ibret olmak.
...
Dert yanmak (bir şeyden, birinden)
O şeyler, kimseyle ilgili şikayet te bulunmak.
...
desaturaz
– Yağ asitlerinin yapısında çift bağların oluşumunu sağlayan ve moleküler oksijen ve NADPH+He gereksinim duyan mikrozomal enzim.
– İng. desaturase
...
destur
1.izin. 2.zerdüşt rahibi. 3.uzak dur. 4.izin ver.
...
desturun
– ünlem, eskimiş. İğrenç veya ayıp bir söz söylemek zorunda kalındığında “affedersiniz” anlamında kullanılan bir söz.
...
devrikebir
– müzik. Türk müziğinde bir büyük usul
...
Dibi kırmızı balmumuyla çağırmak (birini)
Onu özel bir önem vererek çağırmak.
...
Dibine darı ekmek (bir şeyin)
Ona şeyi tümüyle tüketmek, hiçbir şey bırakmamak.
...
Didik didik etmek (bir şeyi, yeri)
Onu, orayı en küçük ayrıntısına kadar incelemek, aramak.
...
diğer bir deyişle
– bir anlamda, başka bir deyişle, diğer bir söyleyişle
– tabiri caizse, şöyle söylemek uygunsa
...
Dik alası (bir şeyin)
– tkz. Genellikle hoş karşılanmayan bir durumun aşırılığını anlatan bir söz
– Hoş olmayan bir durum ya da hoş karşılanmayan bir davranışın son kertesi.
(dik alası)
...
Dik dik bakmak (birine, yüzüne)
O kimseye sert, kızgın, öfkeli bir ifa deyle bakmak.
...
dik yamaçlara tırmanabilen bir hayvan
– dağ keçisi
...
Diken üstünde oturmak (durmak)
1. Eğreti bir biçimde oturmak. -2. Tedirgin bir durumda olmak. -3. Bulunduğu yerden her an gidecek, ayrılacakmış gibi olduğunu düşünmek.
...