“Tüm insanlar birlikte davranarak karşı olsa, engel olmaya çalışanlar çıksa bile, vız gelir.” anlamında.
...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
dünya bir araya gelse
– “dünyadaki bütün insanlar engel olmaya kalksa bile” anlamında kullanılan bir söz
– “dünyadaki bütün insanlar bir araya toplansa bile” anlamında kullanılan bir söz ...
dünya üzerinde suların oluşturduğu tabaka
– hidrosfer
...
Dünya zindan olmak (birine)
Umutlarını yitirmek, iyice karamsar olmak.
...
Dünyanın kaç bucak (köşe) olduğunu göstermek (birine)
Onu yaptığına pişman etmek, ona hak ettiği cezayı vermek.
...
Dünyanın öbür (bir) ucu
çok uzak yer.
...
Dünyayı haram etmek (birine)
Ona hayatı yaşanılmaz duruma getirmek.
...
Dur dinlen yok (dur otur yok, dur durak yok)
Durup dinlenme bil meden, hiç ara vermeden sürekli çalışmayı anlatır.
...
Dürbünün tersiyle bakmak (bir şeye)
Söz konusu şeyi çok küçümsemek, olduğundan daha az değerli, önemli görmek.
...
Durdu durdu, turnayı gözünden vurdu
“Bıkmadı, sabretti, ama sonunda olumlu bir sonuç, güzel bir şey ya da büyük bir kazanç elde etti.” anlamında gıpta sözü.
...
Durmuş oturmuş
1. Davranışları ve düşünceleri tutarlı olan, olgun (kimse). -2. Büyük sorunları kalmamış, uzun süredir rahat bir yaşama biçimine girmiş (yer)..
...
düstur
1.kural, prensip. 2.kanun kitabı.
...
düstur
– esk. Genel kural
– Yasaları içine alan kitap
...
düstur edinmek
– ilke veya kural olarak kabul etmek
...
Düşün düşün, boktur işin
Durumu kötü olan, hiçbir çıkar yol bulama yan kimsenin kendi kendine söylediği söz.
...
Düşüncesini açmak (birine)
– görüşünü bildirmek
...
Düşüp kalkmak (biriyle)
– erkek kadınla veya kadın erkekle yasa ve töre dışı yakın iliçki kurmak
– biriyle çok yakın arkadaşlık etmek
...
Düttürü Leyla
çok dar ve kısa giyinmiş kadın işin söylenir.
...
Düzene koymak (sokmak) (bir şeyi)
1. Yolunda gitmesini sağlamak, uygun biçimde çalışır duruma getirmek. -2. Dağınıklıktan kurtarıp derli toplu duruma getirmek.
...
eğlenceli bir tür sahne eseri
– operet
...
eğlendirici oyunlardan her biri
– numara
...
ekabir
– Büyükler, devlet büyükleri, ileri gelenler
– alay Kendini beğenmiş kimse
...
Ekmeğinden etmek (birini)
Onu işinden çıkarmak, atmak.
...
Ekmeğinden olmak (biri)
Geçimini sağlayan işinden zorunlu olarak ayrılmak.
...
Ekmeğine yağ sürmek (bir şey, birinin)
– Birinin yararına göre eylemde bulunmak, istemese de birinin işine yarayacak biçimde hareket etmek
...