Onu sert bir vuruşla yere sermek
...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
iki sözü (lafı) bir araya getirememek
Söylemek istediklerini düzenli bir biçimde dile getirememek
...
iki ucunu bir araya getirememek (bir şeyin)
1. Gelirle gideri denkleştirememek. -2. işleri yoluna koyamamak
...
iki yakası bir araya gelememek
Geçim sıkıntısından bir türlü kurtulamamak.
...
ikide bir, ikide birde
Sık sık.
...
İkide birde
– zf. İkide bir
...
ikisi de bir (aynı) kapıya çıkar
(Söz ve davranışlar işin) “Her ikisi de aynı sonuca varır.” anlamında.
...
ileri almak (bir şeyi)
1. öne almak. -2. Daha üstün bir yere geçirmek.
...
ileri gelmek (bir şeyden)
– oluşmak, meydana gelmek
– neden olmak
– bağlı bulunmak
...
ileri götürmek
– bir durum veya davranışta ölçüyü aşmak
...
ileri sürmek (bir şeyi)
– öne doğru yürütmek
– bir düşünceyi veya tasarıyı önermek, serdetmek
...
ilgi beslemek (bir şeye, birine)
– Ona karşı içinde merak duymak; alaka beslemek.
...
ilgi çekmek (bir şey, bir kimse)
ilgiyi üzerinde toplamak; alaka çekmek.
...
ilgi duymak (bir şeye, birine)
– bir işe, bir olaya, bir kimseye önem vermek, yakınlık duymak
...
ilkel bir silah
– ok, kılıç, mızrak
...
illallah demek (bir şeyden, birinden)
Ondan iyice bıkmak, ona kat lanamaz duruma gelmek.
...
ilmini almak (bir şeyin)
Bir işin en ince yönlerini bile öğrenmek.
...
iltimas geçmek (birine)
Onu kayırmak, ona hakkından fazlasını vermek.
...
imlaya getirmek (bir şeyi)
Onu yola getirmek, düzeltmek.
...
imtihana çekmek (birini)
Bilgisini ölçmek, onu sınamak, denemek.
...
iNFRASTRüKTüR
Altyapı
...
inme inmek (birine)
– vücudun bir yerinde hareket ve hissetme kalmamak, felç gelmek, felç inmek, nüzul inmek
...
insafına kalmak (bir şey, birinin)
Bir şeyin istenilen biçimde olabilmesi o şeyi yapacak kimsenin doğruluk duygusuna ve isteğine bağlı olmak.
...
intikam almak (birinden)
Yapılan kötülüğün acısını çıkarmak; öş al mak.
...
ipe çekmek (birini)
– Onu asarak öldürmek.
...