– Uygun olmama durumu, uymazlık, aykırılık
...
Arama Sonucu – "Bir yer yaygısı"
muhabir
– Basın ve yayın organlarına haber toplayan, bildiren veya yazan kimse
– Herhangi bir kuruluşun çalışmasıyla ilgili olarak merkezle başka bir ülke arasında bağlantıyı sağlayan görevli
...
muhabirlik
– Muhabir olma durumu
– Muhabirin görevi.
...
muhayyer
– sf. Beğenilmediğinde geri verilmek şartıyla alınan (eşya vb.).
– müz. Türk müziğinde bir makam.
– seçmeli.
...
muhayyer bırakmak
– Seçmeli bırakmak, seçmeye izin vermek
...
muhayyerbuselik
– Ar. (muhayyer) + Far. (buselik)
– müz. Türk müziğinde bir makam
...
muhayyerkürdi
– müz. Türk müziğinde bir makam
...
muhayyerlik
– Seçmeli olma durumu
– huk. Seçme hakkı
...
muhayyersümbüle
– müz. Türk müziğinde bir makam
– Ar. (muhayyer) + Far. (sunbule)
...
muhbir
– Haber ulaştırıcı, haber veren kimse, haber veren, haberci.
– Yasa dışı olan bir durumu yetkili makamlara bildiren kimse, ihbarcı
– Casus, jurnalci
...
muhbirlik
– Muhbir olma durumu veya muhbirin yaptığı iş.
...
Mukayyet olmak (bir şeye) (birine)
– Onu gözetmek, korumak
...
Muma döndürmek (çevirmek),(mum etmek) (birini)
– Bir şeyi kırmızı mumla mühürlemek
– mec. önemli bir şeyi unutmayıp akılda tutmak.
– Onu, her söylenileni yapar duruma getirmek, uslandırmak.
...
Mumla aramak (birini)
– çok isteyerek ve özlemle aramak
...
mumla aratmak (bir şey başka bir şeyi)
– daha kötü olan yeni bir şey, bir durum, bir kimse, pek iyi olmayan eskisini aratmak
...
MüSTEKBiR
(Ar.) 1. Kibirlenen kendini büyük gören, büyüklenen. 2. Alaha karşı büyüklenen kafir ve mülhid. – isim olarak kullanılmaz.
...
mütekebbir
– sf. Kibirli, kendini beğenmiş
...
müzikte güçlü bir biçimde çalınmak
– andantino
...
Nafile yere
Boş yere, boşu boşuna; yok yere.
...
nahak yere
– zarf. Haksız, gereksiz olarak, boş yere, boşuna
...
Namazında niyazında (namazı niyazı yerinde)
Dini görevlerini tam olarak yerine getiren kimse.
...
Namlusundan doldurularak ateşlenen eski bir silah
– arkebüz
...
Nanik yapmak (birine)
Birini kızdırmak ya da onunla alay etmek için nanik işareti yapmak
...
Narına yanmak (bir kimsenin)
– Bir kimse yüzünden büyük zarara uğramak
– Sevdasına kapılmak, bu sebeple sefil olma
...
Nazar değmek (bir şeye, birine)
Uğursuzluk, kötülük gibi olumsuz sonuçlar veren kıskanç bakışlardan ötürü fena bir duruma düşmek; göz değmek.
...