iş (işler) yolunda gitmemek, aksamak. ...
Arama Sonucu – "Burun otu"
Kötü kadın
Genel kadın, orospu. ...
Kötü kalpli (yürekli)
Kötülük yapmayı düşünen (kimse). ...
Kötü kişi olmak
Söz ya da davranışlarıyla bazı insanların düşmanlığı nı kazanmak. ...
Kötü kötü düşünmek
üzüntülü bir biçimde düşüncelere dalmak. ...
Kötü olmak
1. Olumsuz bir durum almak. -2. Beğenilmez olmak. -3. Kötü yola düşmek. ...
Kötü pis kokan
– kokak ...
kötü sevimsiz
– fena, kem, madara ...
kötü talih
– kara baht, kör şans, kahpe felek, kambur felek ...
kötü ün kazanan
– bednam ...
Kötü yola düşmek
Kadın ahlakdışı davranışlara yönelmek, orospulu ğa başlamak. ...
Kötü yola sapmak
Yasadışı, ahlakdışı işler yapmak. ...
kötü, korkulan kimse
– yaman ...
kötücül yazılım
– bl. Bilgisayar sisteminde veya ağ üzerinde zarara yol açmak, çalışmaları aksatmak amacıyla hazırlanmış yazılım ...
kötülük
– Kötü olma durumu, kemlik, şer
– Zarar verecek davranış veya söz ...
kötülük düşünen
– kötü kalpli, fena kalpli, içi fesat ...
Kötülükçü
– Her türlü kötülüğü yapacak ahlakta olan, şerir ...
kötümsemek
– (-i) Bir olay, bir konu vb.ni yalnız olumsuz yönleriyle düşünmek veya ele almak ...
kötümser
– sıfat, felsefe. Her şeyi kötü yanıyla ele alan, hep en kötüyü bekleyen, kötüye yorumlayan, karamsar, bedbin, pesimist, iyimser karşıtı ...
kötümser karamsar
– pesimist, bedbin ...
Kötümserlik
– Kötümser olma durumu, karamsarlık, bedbinlik
– fel. Her şeyi en kötü yanından ele alan, her durumu karanlık gören ve hep en kötüyü bekleyen dünya görüşü, pesimizm. ...
kötürüm
– sf. Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse), oturak
– Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak)
– mec. İşleyemeyen, iş yapamayan.
– Yufka ekmek pişi ...
Kötüye çekmek
Bir söze, davranışa kötü bir anlam vermek. ...
Kötüye kullanmak (bir şeyi)
– yetkisini yasalara aykırı yolda kullanmak
– birinin iyi davranışından istenilmeyen yolda yararlanmak ...
Kötüye yormak
Bir şeyden gelecekte kötü olacağına iliçkin bir anlam çıkarmak. ...