1. Anlama yeteneği sınırlı olan, anlayışsız (kimse). -2. Tutucu (kimse).
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
dar kafalılık
– Dar kafalı olma durumu
...
dar kapsamlı sağlık kuruluşu
– dispanser
...
dar ve kalınca tahta
– lata
...
dar-ı beka
ahiret.
...
dar-ı fena
dünya
...
Dara düşmek
Para sıkıntısı çekmek.
...
daracık
– sıfat. Çok dar
...
darağacı
– İdam cezası alanları asmak için kurulan sehpa, yağlı ip
...
daraltı
– Dar gibi görünme veya olma
...
darbımesel
– esk. Atasözü, atalar sözü
...
darbız
Toprağın nemi
...
dargın
– sıfat. Darılmış olan, küs, küskün
– sıfat. Soğuk, ilgisiz
...
dargınlık
– Dargın olma durumu, küslük
...
darı
– bit. Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitki, akdarı (Panicum miliaceum)
– Bu bitkinin buğday yerine besin olarak kullanılan tohumu
– Mısır, mısır tanesi
– Darıya benz ...
darıdünya
– halk ağzında. Dünya, yeryüzü
...
darıfülfül
– bitki bilimi. Doğu Hint Adaları’nda yabani olarak yetişen, tırmanıcı, meyveleri 6 santimetre uzunluğunda, 7 milimetre çapında, koni biçiminde, açık esmer renkli, yakıcı ve keskin lezzetl ...
darılgan
– sıfat. Çabuk alınıp darılan (kimse).
...
darılmaca
– teklifsiz konuşmada. “Sakın darılma” anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyiminde geçen bir söz.
...
darılmak
– Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek
– Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek
– Azarlamak, paylamak
...
Darısı (dostlar) başına
– bir başarı, bir mutluluk başkası için istendiğinde söylenen bir söz
– “iyi, mutlu bir olayın benzerlerini dostların da görmesini dilerim.” anlamında.
...
darlık
– Dar olma durumu.
– mecaz. Geçim zorluğu.
– mecaz. İç sıkıntısı
...
darmadağın
– sıfat. Çok dağınık ve karışık, darmadağınık, tarumar
...
darmadağınık
– sıfat. Darmadağın
...
daşlık
– Kümes hayvanlarının midesi, katı, taşlık.
– Avlu.
– Kuşların katı denilen midesi
– Taşlık yer
...