Yaşamak için harcanan çabalar.
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
Hayat pahalılığı
Gelir ile gider arasındaki dengenin gelir aleyhine bo zulması; temel gereksinmelerin pahalı olması.
...
hayat sigortası
– Bir kimsenin, yaşlılık çağında kendisine veya mirasçılarına para ödenmesi şartıyla yaptığı sigorta anlaşması, yaşam güvencesi.
– bk. yaşam sigortası
...
hayat-ı cinsiye
cinsel yaşam.
...
hayat-ı diniye
dinsel yaşam.
...
hayat-ı ruz-i merre
gündelik yaşam.
...
Hayata atılmak
Geçimini sağlamak üzere çalışmaya başlamak.
...
Hayatı kaymak
Yaşama düzeni alt üst olmak.
...
Hayatına (yaşamına) son vermek (biri, bir şey)
1. Kendini öldür mek, intihar etmek. -2. Kapatmak, bitirmek.
...
Hayatına girmek (biri)
Biri onun yaşamında yer almak.
...
Hayatını borçlu olmak (birine)
1. Biri tarafından ölümden kurtarılmış olmak. -2. Yaşamını bir kimsenin desteğiyle kazanmış olmak.
...
Hayatını kazanmak
Geçimini sağlamak.
...
Hayatını yaşamak
Yaşamını dilediği gibi geçirmek.
...
Haydi canım sen de
“Haydi oradan, olmaz öyle şey, bu ciddiye alı namaz.” anlamrnda.
...
hayıflanma
– Hayıflanmak işi.
– ahüvah
– feryat, sızlanma
– esef, üzülme
– teessüf
...
hayıflanmak
– Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek
– Kaybedilen bir fırsat için üzülmek
...
hayın
– kötü
...
hayır
iyilik, hayır.
...
Hayır beklememek (bir şeyden, birinden)
Ondan yarar ummamak, onun iyi olacağını sanmamak.
...
Hayır etmemek
1. Yararı olmamak. -2. işe yaramamak.
...
Hayır gelmemek (bir şeyden, birinden)
Onun bir yararı dokunmamak.
...
Hayır görmemek (bir şeyden, birinden)
Ondan yarar sağlayamamak.
...
Hayır işlemek
Yararlı bir davranışta bulunmak.
...
Hayır kalmamak (bir şeyden, birinde)
O şey işe yaramaz, o kimse iş göremez duruma gelmek.
...
Hayır ola (hayrola)
“Ne var, ne oluyor?” anlamında merak bildirir.
...