1. Bir iş işin gereken şeyleri hazırlamak. -2. Bir yol culuk işin gerekenleri tamamlamak.
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
hazırun
– Meydanda olanlar, gözönünde olanlar. Mevcut ve hazır olanlar.
– Huzurda olanlar, yakında bulunan topluluk.
– Meydanda, gözönünde olanlar.
– Hazır olanlar.
– Orada olanl ...
hazzını çıkarmak
– zevkini çıkarmak
...
hekimbaşı
– tar. Osmanlı Devleti’nde sarayda hekimlik görevini yürüten en kıdemli, yetkili ve padişahın özel doktoru olan kimse.
– Osmanlı sarayının ve tüm ülkenin sağlık işlerinden sorumlu ol ...
helvacı kökü
– bitki bilimi. Çöven
...
Hem nalına hem mıhına (vurmak)
Birbirine karşı olan iki yanı da destekleme (destekler biçimde konuşmak).
...
Hemoptizi Rahatsızlığı
– Kan tükürme, kan kusma
...
Hep bir ağızdan
– zf. Toplu olarak (söylemek, konuşmak).
...
Hepatit hastalığı
– sarılık
...
Her Allah’ın günü
Her gün; Tanrı’nın günü.
...
Her boyaya girip çıkmak
çeşitli işlerde belirli süreler çalışmış olmak.
...
Her gördüğü sakallıyı babası sanmak
Görünüşe aldanmak.
...
Her kafadan bir ses çıkmak
Bir konuda konuşurken herkes aynı anda düşüncesini söylemek..
...
Her nasılsa
“Nasıl olduysa.” anlamında, beklenmedik bir durum karşı sında kullanılır.
...
Her tarafı buz kesmek
1. çok üşümek. -2. şaşırıp kalmak, ne yapa cağını bilememek.
...
her yiyeceği canı çeken
– ekti
...
herhangi bir malı maliyetinin altında satmak
– damping
...
herhangi bir sıradan
– bayağı, alelade, amiyane, adi
...
herkesçe tanınan
– popüler, adıbelli
...
Herkesin ağzına düşmek (herkesin ağzına sakız olmak)
Dedikodu konusu olmak.
...
Hesabı kesmek
Bir kimseyle iliçkiyi ya da alışverişi kesmek, buna son vermek.
...
Hesabını bilmek
Tutumlu olmak.
...
Hesabını görmek
1. Borcunu ödemek. -2. Onu öldürmek.
...
hesabını iyi bilen
– Hasis, Hesabi
...
Hesap (hesabını) vermek
1. Bir işin, harcamanın durumunu göstermek. -2. Sorumlu olduğu bir konuda sorgudan geçmek, savunma yapmak.
...