Gizlisi saklısı olmayan, düşündüklerini aşıkşa söyleyen (kimse). (Kars. özü sözü bir.)
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
işi düşmek (biri yere) (birine)
Bir yerde yapılacak işi bulunmak. -2.Bir kimsenin yardımıyla bitirilebilecek bir işi olmak.
...
işi ısınmak (birine, bir şeye)
Ondan hoşlanmak, onu sevmek.
...
işi kazınmak (kıyılmak)
çok acıkmak; işi eritmek.
...
işi oluruna bırakmak
Yapmakta olduğu bir işte gerekli titizliği göstermemek,
...
işi sıkılmak
Bunalmak, sıkıntı duymak.
...
işi sızlamak
Kötü durumda olan bir şey ya da kimse işin üzülmek.
...
işi tatlıya bağlamak
Konuyu, sorunu iyi, memnun edici bir çözüme ulaştırmak.
...
işi tıkırında (yolunda) olmak
işi istediği biçimde yürümek
...
isim hakkı
– Bir ticarethanenin veya malın adını kullanma karşılığında talep edilen hak, patent hakkı
...
isim tamlaması
– Ad tamlaması
– İki veya daha çok ad soyundan kelime ile kurulmuş olan tamlama
...
isim tasrif lahikası
– takı
...
işin alayında olmak
O işe gereken önemi, değeri vermemek.
...
işin tuhafı
– işin tuhaf olan yanı
...
işinden çıkmak
Zor bir işi başarıyla bitirmek.
...
işine etmek (sıçmak) (bir şeyin)
Onu kötü bir duruma getirmek.
...
işine korku düşmek
Kötü bir şeyin olabileceğinden kaygılanmak.
...
işini bayıltmak
Fazla şekerli ve yağlı gıdalar yediği için artık hiçbir şey yiyemeyecek duruma gelmek.
...
işitme taşı
– anatomi. Omurgalılarda ve bazı omurgasızlarda denge organı olan, iç kulakta bulunan kalker parçacıkları, otolit.
– kulaktozu
...
Isı yayımı
– fizik, kimya. Hareket eden nesnelerle belli nicelikte ısının taşınması olayı, iletim, konveksiyon
...
Işığın altında
Bir durum ya da düşüncenin belli bir konuda yol göster mesinden yararlanarak.
...
Işık kaynağımız
– güneş
...
Işık Kirliliği
– Işık kaynağının, konumu, yeri, yönü, zamanı ve yoğunluğu bakımından yanlış ve uygunsuz biçimde kullanılması
...
Işık tutmak (bir şeye) (birine)
1. Bir yeri ışıkla aydınlatmak. -2. Bel li bir konuda düşünceleriyle ona önderlik etmek, yol göstermek.
...
Işıklı nurlu
– Nurani
...